BALKAN KÜLTÜR ESERLERİ  
 
  BULGARİSTAN’DAKİ TÜRK ESERLERİNDE DUVAR SÜSLEMELERİNDEN ÖRNEKLER 14.08.2018 23:41 (UTC)
   
 
1
BULGARİSTAN’DAKİ TÜRK ESERLERİNDE DUVAR SÜSLEMELERİNDEN ÖRNEKLER
 
ÖZET Bulgaristan‟daki Türk Eserlerinde, Erken ve Klasik Dönem Osmanlı duvar süslemelerinin yanında, yaygın bir Ģekilde Batı anlayıĢında duvar resimleri de vardır. Duvar süslemeleri genellikle taĢ, tuğla, alçı ve sıva üzerine yapılmıĢtır. Bu duvar süslemeleri değiĢik sembolik anlamlar ifade etmektedirler. Bulgaristan‟da Erken ve Klasik dönem duvar süslemeleri, Filibe (Plovdiv) ġehabuddin PaĢa (Ġmaret) Camii ile Hasköy Otman Baba Türbesi ve Razgarad Demir Baba Türbesinde görülmektedir. 19.yüzyıl Batı anlayıĢındaki duvar süslemelerine ise Samokov Bayraklı Camii, Filibe (Plovdiv) Hüdavendigar Camii, Eski Zağra (Stara Zagora) Hamza Bey Camii, ġumnu (ġumen) ġerif Halil PaĢa Camii ve Pazarcık KurĢunlu Camii‟nde görüyoruz. Bu bildirimizde de özellikle 19.yüzyıl batı anlayıĢındaki duvar resimleri üzerine duracağız. Saydığımız yapı örneklerinin duvar resimlerinde, Ġstanbul tasvirleri, hayali tasvirler, manzara tasvirleri, hat sanatı, natürmortlar, bitkisel ve geometrik süslemelere yer verilmiĢtir. Yapıların, duvar resimlerinde seçilen konular, kullanılan teknikler, üslup özellikleri ve mimaride kullanıldığı yerler detaylı bir Ģekilde ele alınacaktır. Ayrıca, Türkiye‟de duvar süslemesi olan yapı örnekleri ile karĢılaĢtırma yapılarak benzer ve farklı özellikleri ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: Bulgaristan, Türk Eserleri, 19. yüzyıl, Duvar Süslemeleri. ABSTRACT: In Bulgaria‟s Turkish pieces, there are widely murals according to Western concept as well as wall decorations from early and classical times of Ottoman. Wall decoration generally includes rock, brick, plaster and compo. These wall decorations have different symbolic meanings. Early and classical period wall decorations in Bulgaira can be seen in Plovdiv, ġehabuddin mosque, the Sanctuary of Hasköy Otman Baba, and the sanctuary of Razgarad Demir Baba.The wall decorations with western concept of 19th century can be seen in Samokov Bayraklı Mosque, Plovdiv, Hüdavendigar Mosque, Eski Zagra Hamza Bey Mosque, ġumnu (ġumen) ġerif Halil PaĢa Mosque, Pazarcık KurĢunlu Mosque., In this article, we will point out the murals with western concept of 19th century. In the murals of examples of buildings we mentioned above, the pictures of Ġstanbul, imaginary pictures, scene picture, calligraphy, still life, herbal and geometric decorations were included. The subjects chosen for murals, techniques that were used, characteristics of style, and the areas where buildings were used will be handled in detail The similarities and differences will be put forth by comparing with buildings that have wall decoration in Turkey. Key Words:Bulgaria, Turkish Pieces, 19th century, Wall Decorations.
Balkanlarda, Anadolu‟daki duvar resim örneklerinde olduğu gibi, minyatür geleneğinden batılı resim anlayıĢına geçiĢ sürecinin olduğunu görmek mümkündür. 18.yüzyılın ilk yarısında Lale Devri‟nden itibaren Ġstanbul‟da ortaya çıkan BatılılaĢma hareketi, gerek Anadolu‟yu gerekse Balkanlar‟ı kısa zamanda etkisi altına almıĢtır. Osmanlı
2
Devleti‟nin Avrupa ile özellikle de Fransa ile iliĢkilerinin çok yönlü artması, Avrupalı iĢ adamlarının ve mallarının Osmanlı dünyasına gelmesi, Batı anlayıĢındaki mimarî dekorasyon ve resim sanatının Osmanlı dünyasına girmesi, bu Batılı anlayıĢın baĢta merkez Ġstanbul olmak üzere, tüm Anadolu ve Balkanlara yayılmasına sebep olmuĢtur. Geçen zaman içinde, klasik Osmanlı anlayıĢı ve zevki değiĢmiĢ, sanat üsluplarında yenilikler ortaya çıkmıĢtır (Arık, 2001: 71-96). Klasik Osmanlı süsleme sanatına göre daha hoĢ ve neĢeli görünen barok, rokoko, ampir v.b. Avrupa stillerinin dekoratif Ģekilleri, farklı biçimlerde Türk sanatında uygulanmaya baĢlamıĢtır. Bu yeni anlayıĢ cami, tekke, türbe ve ev mimarisinde olduğu gibi sanatın bütün dallarında da görülebilmektedir. Osmanlı‟da 18.yüzyıldan sonra inĢa edilen yeni yapılar, sanatta „BatılılaĢma‟ hareketini temsil eder. Bu yeni anlayıĢ, Balkanlarda daha belirgin bir Ģekilde ortaya çıkmaktadır. Bu dönem yapılarının süslemelerinde en büyük yenilik, duvar resimlerinin ortaya çıkıĢıdır. Bu dönemde, inĢa edilen yapıların esas çizgileri ve kuruluĢ amacı değiĢmemiĢ, fakat dekorasyonda barok kartuĢlar, akantus yaprakları, vazolar, „C‟ ve „S‟ dal kıvrımları, çiçekler, natürmortlar, manzara, yapı ve gemi tasvirleri gibi Batılı motifler ve kompozisyonlar egemen olmuĢtur. Bu duvar resmi konuları arasında en çok iĢlenen, manzara tasvirleridir. Manzara tasvirleri, “ belli bir yerin tasviri” (Ġstanbul, Mekke, Medine v.d.) ve “hayâli yerlerin tasvirleri” olmak üzere iki türde görülmektedir. Duvar resim sanatı, genel iĢleniĢ yöntemi bakımından bir “halk sanatı”dır. Bu sebeple, duvar resim sanatının sadece dar bir çevreye ve millete ait olmadığı, toplumun her kesiminin bunu benimseyerek bu sanata katkıda bulunduğu kanaatindeyiz. Duvar resimlerinde farklı üslup ve anlayıĢların olması; çalıĢan sanatçıların farklı kültür çevrelerinden, değiĢik duvar resim atölyelerinden geldiklerini göstermektedir. Türk eserlerin duvar resimlerinde, Türk sanatçıların yanında gayrimüslim sanatçıların da çalıĢması gayet normaldir. Zaten Osmanlı toplumunun sosyal yapısı da bunu gerektirir. Nitekim Bulgaristan‟da duvar resmi bulunan Türk eserlerinde bunu görmek mümkündür. Bu bildirimizde, Bulgaristan‟da duvar resmi bulunan belli baĢlı örnekler ele alınmıĢtır. Burada, sadece genel duvar resmi hakkında belirgin bir özelliğe sahip Türk eserlerine yer vereceğiz. Bulgaristan‟da Osmanlı duvar resmi ile ilgili genel bir değerlendirmeye götürecek eserlerden; Samokov‟da Bayraklı Camii, Filibe‟de Sultan Murat Hüdâvendigâr ve ġehabuddin Cami‟leri ile Çifte Hamam, ġumnu‟da ġerif Halil PaĢa Camii, Balçık-ObroçiĢte‟de Akyazılı Türbesi, Razgrad‟ta Makbul (Maktul) Ġbrahim PaĢa Camii ve Demir Baba Türbesi‟nden bahsedeceğiz.
* Yard. Doç. Dr. Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü.
3
1. Samakov Bayraklı Camii
Samokov Ģehir merkezinde olan Bayraklı Camii 16.yy.‟a aittir (Staynova, 1985: 258). Halk arasında Bayraklı Camii veya Hünkâr Camii olarak da adlandırılmaktadır. Caminin “Hünkâr” adından banisinin bir Sultan olduğu anlaĢılıyor ise de bunun hangi sultana ait olduğu bilinmemektedir. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi‟nde Samokov‟daki Hünkâr Camii‟nin sadece varlığından söz etmektedir. E.Çelebi cami için klasik tabiriyle „mamur ve metindir‟ demekle yetinmiĢtir. Caminin herhangi bir dikkat çekici özelliğinden hiç bahsetmemiĢtir. Bu, Evliya Çelebi‟nin camiyi ziyareti sırasında, ne mimarî ne de süsleme açısından dikkat çekici bir özelliğe sahip olmadığı anlamına da gelmektedir. 1960‟lı yıllarda caminin restorasyonunu yapan Mimar Nikola Mushanov‟un incelemeleri neticesinde, caminin üç aĢamalı bir mimarî değiĢikliğe uğradığı sonucuna varılmıĢtır. Mushanov, ilk etapta caminin dikdörtgen plânlı, kırma çatıyla örtülü bir yapı olduğunu; daha sonra yapılan bir onarımda caminin batı ve kuzey cephelerindeki duvarların yıkılarak geniĢletildiğini ve elde edilen kare mekânın kubbe ile örtüldüğünü belirtmektedir. Bu değiĢikliğin yapılması için de eski minarenin yerine yeni bir minarenin inĢa edildiği anlaĢılmaktadır (Çizim 1, 2). Camide, en son 1840 yılında yapılan değiĢiklikle de harimdeki kubbe küçülerek dört ayak üzerine oturtulmuĢ, kubbenin etrafı yine çatıyla örtülmüĢ ve son cemaat yerine kat ilavesi yapılmıĢtır (Foto 1). N. Mushanov, camideki duvar resimlerinin de bu 1840 yılındaki onarımda yapıldığını belirtmektedir (Muschanov, 1989: 79).
Mevcut cami, 14 x 14 metre ölçüsünde, kare planlıdır. Tek kubbeli olan caminin kubbe çapı 7.60 metredir. Ġki katlı bir son cemaat yeri bulunan cami, çapraz bir çatıyla örtülmüĢtür. Kare plânlı harimin ortasında bir kubbe bulunmaktadır (Foto 2). Kubbe, dört ayak sütuna oturmaktadır. Yapı, mimarisinden çok barok tarzındaki kalem iĢi süslemelerle meĢhurdur (Foto 3). Bulgaristan‟da Osmanlı döneminden ayakta kalan ve en güzel duvar resimlerine sahip olan camidir. Son cemaat yeri ve harimin iç duvar yüzeylerinin tamamı manzara tasvirleri, natürmort, vazo, akantus yaprakları, “C” ve “S” kıvrımlı bitkisel motiflerle kaplıdır (Foto 4, 5). Duvar resimlerinde perspektif, ıĢık-gölge ve derinlik mükemmeldir. Mushanov, bugünkü barok, ampir ve rokoko tarzı duvar süslemelerinin bir belgeye dayanarak 1840‟lı yıllarda Ġvan, Hristo ve Kosto adında Bulgar sanatçıları tarafından yapıldığını söylemektedir; fakat, isnat edilen belgenin niteliği ve nerede olduğu hakkında hiçbir bilgi verilmemiĢtir. Doğu duvarının üst mahfile yakın bir yerinde, sıva tabakasının altında Rılski Manastır‟ın basit bir krokisi çizilmiĢtir. Bunun, caminin duvar süslemelerinde çalıĢan ustaların Rilski Manastır‟ında da çalıĢmıĢ oldukları ihtimalini aklımıza getirmektedir. Caminin mihrap niĢi
4
içinde cami tasviri ve barok tarzında bitkisel süslemeler bulunmaktadır. Kubbeyi taĢıyan sütun baĢlıklarında aynı tarz süslemeler vardır. Kubbede altı kollu yıldız motifi yer almaktadır. Caminin saçak altı ve kubbe kasnağındaki dıĢ pencere silmelerinde, beyaz zemin üzerine Ģablon tekniği ile yapıldığını tahmin ettiğimiz barok tarzı kalem iĢi süslemeler bulunmaktadır (Foto 6, 7,8). Yapının dıĢ yüzeylerindeki süslemelerin hemen hemen tamamında siyah kalem ve siyah fırça darbeleriyle yapılmıĢ bitkisel süslemeler vardır. Caminin son cemaat yeri ve iç mekânda ise kahverengi, sarı, yeĢil, siyah ve mavi tonların ağılıkta kullanıldığı bitkisel süslemelere yer verilmiĢtir (Foto 9,10). Özellikle iç mekânlardaki süslemelerin belirli konturlarla sınırları belirlenmiĢ, bunlar tuval resim gibi belirli bir çerçeveye oturtulmuĢ ve perde motifi ile derinlik kazandırılarak yapılmıĢtır. Sanatçının bunu yapmakla ıĢık-gölge ve perspektif tekniğine de önem verdiği anlaĢılmaktadır. Mihrap niĢi içinde cami tasviri bulunmaktadır (Foto 11). Gerek dıĢ ve gerekse iç mekândaki süslemelerin tamamında aynı tarz motiflerin birbirinin tekrarı gibi yapılmıĢ olması, alçı zemin üzerine Ģablon tekniği ile yapıldığını gösterir; ancak bu sonuca varmak için süslemelerin detaylı bir analizinin yapılmasına ihtiyaç vardır. Camideki duvar süslemelerinde iĢlenen konu, üslup ve tekniğe bakıldığında, süslemenin 19. Yüzyılın ilk yarısında yapılmıĢ olduğu anlaĢılmaktadır. Bu da Musanov tarafından verilen tarihî verilerle süslemelerin örtüĢtüğünü göstermektedir. Camii, aslî fonksiyonunu kaybetmiĢtir. Yapı günümüzde, Bulgaristan Millî Anıtlar Kurumu‟na ait Ģehir müzesinin deposu ve son dönemde resim galerisi olarak kullanılmaktadır.
2. Filibe (Plovdiv) Hüdavendigâr Camii
Halk arasında Sultan Murad Camii, Hüdâvendigâr Camii, Cuma Camii veya Ulu Camii olarak adlandırılan yapı; Sultan Murad Hüdâvendigâr tarafından 14.yy. sonlarında külliye yapısı olarak inĢa edilmiĢtir (Harbova, 1991: 71). Külliye; KurĢunlu Han, Büyük Bedesten ve Hüdâvendigâr Camii‟nden oluĢmaktadır. Balkanlarda “Erken Osmanlı Mimarîsi” özelliklerini en iyi Ģekilde yansıtan tek örnektir (Foto 12). Dikdörtgen plânlı, 30x40m. ebadında olan cami, Balkanlarda en büyük camii örneklerindendir (Çizim 3). Cami, 1785 ve 1818 tarihlerinde onarım geçirmiĢtir (Tatarlı, 1966: 220). Harim, dört ayakla üç sahına bölünmüĢtür. Yan sahınlara nazaran daha geniĢ tutulmuĢ olan orta sahın üç kubbeyle, yan sahınlar da üçer çapraz tonozla örtülüdür (Foto13). Harim de, orta sahının ortadaki kubbesinin altında, Ģadırvan bulunmaktadır (Foto14). Cami, Bursa Ulu Camii gibi, Balkanlarda, içinde Ģadırvanı olan tek örnektir. Doğu cephesinde yer alan minaresinde çok güzel tuğla bir tezyinatı bulunmaktadır. Minarenin petek kısmı 1818 depreminde yıkıldığından, yeniden yapılmıĢtır
5
(Ayverdi, 1982: 41). Erken Osmanlı Dönemi camilerinde olduğu gibi, alt sıra pencereleri ve son cemaat yeri bulunmamaktadır. Cami içindeki duvar süslemeleri Seyyid NakĢî Çelebi tarafından yapılmıĢtır. Kemer yüzeylerinde, pandantiflerde, tonoz ve kubbe yüzeylerinde, mihrap niĢinde, pencere kenarları ve aralarında kalem iĢi süslemeler yer almaktadır (Foto 15). Mihrap niĢinde, açılmıĢ perde motifi bulunur. Cami içinde sülüs, nesih ve talik yazı çeĢitleri ile 19.yüzyılda yazılmıĢ hat levhaları vardır. Hat sanatı örnekleri, dikdörtgen panolar içerisinde; Allah, Hz. Muhammed, dört halife ve peygamber isimleri kahverengi zemin üzerine, siyahla yazılmıĢtır. Kubbe ve tonoz yüzeylerinde, madalyonlar içerisinde, Kur‟an ayetlerine ve hadislere yer verilmiĢtir. Bu madalyon etrafında barok tarzı bitkisel süslemeler bulunmaktadır. Cami, günümüzde ibadete açıktır. Bu levhaların transkripsiyonu ve nakkaĢının ismi Ģu Ģekildedir: “Kani‟i sânîsine hayır ola inşallah - Ne güzel mecmua hüsnüne maşallah Eyledi Camii-müzeyyen hattı hoş münakkaş bir safa–Esseyid Nakşi eder nev‟i bende‟i Çelebi Mustafa H.1234/M.1818–1819” (Ayverdi, 1982: 40), (Foto 16) Levhayı yazan NakkaĢın asıl ismi, Mustafa Seyyid‟dir. Edirne Selimiye Camii‟ndeki levhalar da bu nakkaĢ tarafından yazılmıĢtır (VGM, Defter-i Rumeli Sânî-i Asker, Nu.400, s:149, sıra:351). Caminin orijinal süslemeleri hakkında kesin bir bilgiye sahip olmamakla birlikte, mevcut duvar süslemelerin 19 yüzyılın ilk çeyreğine ait olduğu anlaĢılmaktadır.
3. Filibe (Plovdiv) Şehabuddin Paşa Camii
Ġmaret Camii, külliye yapısıdır. Külliye, camii, türbe, medrese, kütüphane ve çarĢıdan oluĢmaktaydı. Günümüze sadece, camii ile türbe gelebilmiĢtir. Külliye H.848/M.1444-45 tarihinde ġehabuddin PaĢa tarafından inĢa edilmiĢtir (Stajnova, 1985: 239; Staynova, 1995: 128-132; Ayverdi, 2000: 43). Cami, plan itibarıyla, ters “T” plânı, zaviye tipi veya kanatlı camiler grubuna girmektedir. Harim, orta sahında iki, yan kanatlar da birer kubbe ile örtülüdür. Esas ibadet mekânı ile orta sofa arasında beĢ basamakla çıkılan bir yükselti bulunmaktadır. Yan kanatlara da merdivenle çıkılmaktadır. Orta sofanın kubbesi, esas ibadet mekânının kubbesinden daha büyüktür. Mihrap önündeki kubbe onikigen, diğer kubbe ise sekizgen bir kasnağa oturur. Orta sahındaki kubbelere geçiĢler mukarnaslı tromp, yan kanatlardaki kubbelere geçiĢler ise pandantiflerle sağlanmıĢtır. Orta sofanın kubbesinde bir aydınlık açıklığı bulunur. Caminin, beĢ bölümlü bir son cemaat yeri vardır. Son cemaat yerinin giriĢ önü üstü kubbe, yanlardaki bölümler aynalı tonoz, en dıĢtakiler ise dilimli
6
tonozla örtülüdür. Caminin doğu tarafındaki zaviye bölümünden dıĢarıya giriĢ-çıkıĢ yapılabilmektedir. Cami, almaĢık duvar örgüsüne sahiptir. Minaresinde çok güzel bir tuğla iĢçiliği bulunmaktadır. Caminin onarım kitabesinden, 1634 yılında Mustafa Ağa tarafından onarıldığı anlaĢılmaktadır (C.Rudloff-Hille, Rudloff , 1934: 13; Muschanov , 1989: 78). Caminin alçı mihrabında geometrik süslemeler bulunmaktadır. 1960‟lı yıllarda Nikola Muschanov tarafından restore edilen caminin iç duvar ve kemer yüzeylerinde, 19. yüzyıla ait kalem iĢi süslemelerinden izler ortaya çıkarılmıĢtır. Ġç duvar sıva tabakasının belirli yerlerinde bulunan bu duvar resimleri, barok tarzındadır. Duvar resimlerinde akantus yapraklarından ve kartuĢlardan oluĢan bir kompozisyon vardır. Cami günümüzde ibadete açıktır. Yapı, günümüzde “Bulgaristan BaĢ Müftülüğü” tarafından kullanılmaktadır.
4. Şumnu Şerif Halil Paşa Camii-Tombul Camii
Cami, ġumnu (ġumen) Ģehir merkezinde yer alır. ġerif Halil PaĢa Camii-Tombul Camii, H.1157/M.1744-45 tarihinde ġerif Halil Yusuf PaĢa tarafından inĢa edilmiĢtir. Cami; kütüphane, medrese, mektep ve imaret yapılarıyla birlikte dinî, sosyal ve eğitim amaçlı bir külliyedir. Cami, Balkanlarda Klâsik Osmanlı mimarisi özelliklerini en güzel Ģekilde yansıtan örneklerden biridir. Kare plânlı yapıda, merkezî kubbeye geçiĢler dilimli tromptur. Caminin kuzeyinde dört sütuna oturan beĢ kubbeli bir son cemaat yeri vardır. Caminin batı duvarı hizasında dokuz hücreli, revaklı avlulu bir medrese yapısı bulunmaktadır. Revaklı avlunun ortasına Ģadırvan yerleĢtirilmiĢtir. Medresenin kuzeyinde iki katlı bir kütüphane binası yer alır. Caminin güneyinde hazire, doğu duvarı hizasında da imaret ve müftülük idarî yapıları bulunmaktadır. Camii, aslî fonksiyonunu sürdürmektedir. Camide orijinal duvar süslemelerinin yanında, geç dönemlere ait olan süslemeler de vardır. Tromp ve kemer yüzeylerinde, kandil gezintisinin silmesinde, pencere alınlıklarındaki süslemelerin orijinal olduğu kanaatindeyiz. Duvar yüzeylerindeki diğer basit süslemeler de geç dönemlere aittir. Pencere alınlıklarında çiçek ve kıvrık dal motiflerinden oluĢan bir kompozisyon bulunmaktadır. Caminin mihrap duvarında, dikdörtgen panolar içerisinde, Mekke ve Medine tasvirleri yer alır.
5. Razgrad, İsperih Demir Baba Türbesi
Demir Baba Türbesi 16.yy. ortalarında inĢa edilmiĢtir (Mikov, 2001: 234). Ġsperih Razgrad‟a 30 km. uzaklıktadır. Türbenin 3 km. uzaklıkta bulunduğu Mumcular köyü de Ġsperih‟e 15km. mesafededir. Dağların eteklerindeki bir vadide bulunan türbe, antik döneme ait bir kült yeri üzerine, 16.yüzyılda inĢa edilmiĢtir. Tekke yapıları, yedigen duvarlarla çevrili bir avlu
7
içerisinde bulunmaktadır. Tekkenin geniĢ bir vakıf arazisi vardır. Tekke yapıları arasında, türbe, imaret, cemevi, misafirhane, beĢ parmak su kaynağı yer almaktadır. Kesme taĢtan yapılmıĢ olan yedigen plânlı türbenin üstü kubbeyle, kare planlı giriĢ mekânının üzeri de sivri bir külahla örtülüdür. Türbenin her iki yanında antik döneme ait yapının, merdiven kalıntıları bulunur. Din ayırımı yapmadan herkes tarafından ziyaret edilen türbede çeĢitli adaklar adanır, kurbanlar kesilir ve dilekler tutulur. Türbenin bahçesinde bulunan delikli taĢa elin sokulmasıyla dileklerin yerine getirileceğine ve dikdörtgen/büyük/düz taĢın üzerine de yüzükoyun yatıldığında, hamile kalamayan kadınların hamile kalacağına inanılır. Bulgarlar 1930 yılında tekke ve türbe yapılarını zapt etmeye çalıĢmıĢlar, ancak baĢaramamıĢlardır (YavaĢov, 1934: 67). Tekke vakıfları orada yaĢayan Türk nüfusun idaresindedir. Yapıya 1970 yılında, eski eser statüsü kazandırılmıĢtır (Babinger, 1938: 43-52). Türbede dıĢ portal üzerinde, lâle motifinin olduğu çini süslemeleri vardır. Portalin taĢ üzerinde bulunan yazı kuĢağında “Vela havle vela kuvvete illâ billâhi‟l-aliyü‟l-azim” ibaresi yer alır. Türbe duvar yüzeylerinde BektaĢî sembollerini ifade eden süslemeler bulunmaktadır. Yedigen planlı türbede sadece iki cephede birer pencere açıklığı, diğer iki cephede de birer dolap bulunmaktadır. Pencere aralarına dantel örgüsü Ģeklinde bezemeler yerleĢtirilmiĢtir. Kubbe göbeğinde, çember içinde, Rumî motiflerden oluĢan bir kompozisyon yer almaktadır. Tekke avlusunun dıĢ duvar yüzeylerinde Zülfikar kılıcı, cami tasviri, yedi ve on iki kollu yıldız motifleri, lâle motifleri yer alır. Her yıl 21 Mayıs‟ta burada çeĢitli Ģenlikler düzenlenmektedir.
6. Filibe Çifte Hamam
Hamam Filibe(Plovdiv)de, Meriç Nehri‟ne yakın, eski adıyla Hacı Hasan Bey mahallesinde, 5 September Caddesi, Nu.179‟da bulunmaktadır. Filibe Çifte Hamam, Kazasker Hacı Hasan-zâde Mustafa Efendi tarafından 1555 tarihinde inĢa edilmiĢtir (Harbova, 1991: 73). Hamamın H. 911/M. 1555-56 tarihli bir vakfiyesi vardır (Ayverdi, 2000: 43). Hamam, erkekler ve kadınlar bölümü olmak üzere iki bölümden oluĢmaktadır. Erkekler bölümüne ana cadde üzerinden, kadınlar bölümüne ise arka sokaktan girilir. Erkekler bölümünün giriĢ kapısı basık kemerli olup alınlık kemeri ise sivri kemerdir. Her iki bölümün soğukluk kısımları, sekizgen kasnaklara oturan kubbelerle örtülüdür. Kubbe köĢelikleri tromptur. Her iki kubbenin tepesinde aydınlık feneri yer alır. Kubbe kasnaklarında pencere açıklıkları yer almaz. Sadece erkekler bölümünün soğukluk kısmında tek sıra pencere açıklıkları bulunmaktadır. Hamamın kubbe kenarları ve saçak silmeleri boydan boya iki sıra hâlinde, kirpi saçakla çevrilidir. AlmaĢık tarzında inĢa edilen yapının, soğukluk bölümlerinden, ılıklık ve sıcaklık bölümlerine
8
geçilmektedir. Hamamın sıcaklık bölümlerinden halvet bölümüne erkeklerin üç, kadınların iki geçiĢi vardır. Yapının bütün bölümleri, kubbe ile örtülüdür. Külhan kısmı ise tonozla örtülüdür. Hamamın soğukluk bölümlerinde kalem iĢi süslemeler görülmektedir. Duvar resimlerinde cami resimleri ve natürmortlar yer almaktadır. Hamam içindeki kurna ve göbek taĢı, hâlâ yerinde durmaktadır. AhĢap kapı kanatları, geç dönemlere aittir. 2000 yazındaki ziyaretimizde, yapıda geniĢ çaplı bir onarım yapılmaktaydı. KAYNAKLAR ARIK, Rüçhan. (2001). “Sanatta BatılılaĢma Sürecinde Balkan Anadolu Beraberliği”. Balkanlarda Kültürel EtkileĢim ve Türk Mimarisi Sempozyumu Bildirileri. 17-19 Mayıs 2000. ġumnu (Bulgaristan). Cilt 1. Atatürk Kültür Merkezi. Ankara. AYVERDĠ, Ekrem Hakkı. (2000). Avrupada Osmanlı Mimari Eserleri. Cilt IV. Ġstanbul. BABĠNGER, V.Franz. (1938). “Das Bektaschi –Kloster Demir Baba”, Rumelische Streifen. Berlin. CVETKOVA, Bistra. (1965). “Arhitekturata Prez Turskoto Vladicestvo (Kraja Na XIV-Vtorata polovina na XVII v.”, Kratka Ġstorija Na Bılgarskata Arhitektura. Sofia. EYĠCE, Semavi. (1967). “Varna ile Balçık Arasında Akyazılı Sultan Tekkesi”. Belleten, C.31, Sayı 124. Ankara. HARBOVA, Margarita. (1991). “Razvitie na Planovata i Prostranstvenata Shema na Osmanskite Kultovi Sgradi na Balkanite ( XV-XIX)”. Institut D‟etudes Balkaniques. Sofia. HENRY Minetti. (1923). Osmanifche provinziale Baukunft aut dem Balkan, Ein Beitrag zur Baugefchichte des Balkans. Hanover KESKĠOĞLU, Osman. (1968-1969). “Bulgaristan‟daki Bazı Türk Abideleri ve Vakıf Eserleri”. Vakıflar Dergisi, Sayı 7- 8. Ankara. KĠEL, Machıel. (1974). “Some Early Ottoman Monuments In Bulgarian Thrace, (Stara Zagora, Janbol, Nova Zagora)”. Belleten, Cilt XXXVIII, Nu.152. TTK. Ankara. KĠEL, Machıel. (1989). “Osmanische Baudenkmaler in Südosteuropa”, Die Staaten Südoteuroppas und die Osmanen, Herausgegeben von Hans Gerorg Majer. Münhen. MĠJATEV, Peter. (1986). Bulgaristan‟daki Osmanlı Anıtları (Çeviren: YaĢar Yücel). Ankara. MĠKOV, Lubomir. (2001). “Teketo na Akjazılı Baba v S. ObroçiĢte, BalciĢko-Kultova Arhitektura”, Problemi Na Ġskustvoto, Br.1; godina 34-A. Sofia. MĠKOV, Lubomir. (2005). Ġskustvoto na Heterodoksnite Musulmani v Bılgaria (XVI-XX vek). Ġnstitut za Folklor. Sofia.
9
MUSCHANOV, Nikola. (1989). “Samokovskata Bajraklı Camij – Edin Prestavitelen Pametnik na Bılgarskija Barok ”, NaĢeto Nasledstvo, Sv. Arhitektura br.7. Sofia. STAYNOVA, Mihajla. (1985). “Osmanski Ġskustva na Balkanite XV-XVIII vek”. (Architecture Culturelle Ottomane (XV-XVIII s.). Institut D‟etudes Balkaniques. Sofia. TATARLI, Ġbrahim. (1966). “Turski Kultovi Zgradi i Nadpisi v Bılgaria”. God. SU.FZF, 60. Sofia. Vakfiye, Defter-i Rumeli Sânî-i Asker. Nu.400, s.149, sıra:351. Vakıflar Genel Müdürlüğü ArĢivi. YAVAġOV, Ġvan. (1934). Razgrad, Negovoto Arkeologiçesko i Ġstoriçesko Minalo, Çastı I. Sofia. ZLATEV, Todor. (1962). Bılgarskite Gradove po Reka Dunav Prez Epohata na Vızrazdanyeto. Sofia
 
  balkonoloji-niyazi akkılıç
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  niyaziye göre zaman tamamdır.
  Reklam
  ATATÜRK SÖZLERİ
Bugün Kurban Bayramı, kurbanlar kesilecek sevap niyetiyle etler dağıtılacak herkese. Yürekler bir olacak gönüllere kilitlenecek. Gökler rahmet bereketiyle yağmurlar boşaltacak yeryüzüne. Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. Hepimizin Kurban Bayramı kutlu olsun. İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

www.htmlmekani.tr.gg
FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR VİJDANI HÜR ,BİREYLER OLMALIYIZ. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK AKLIN VE BİLİMİN ÖNCÜLÜGÜNDE TÜRK KÜLTÜRÜNÜ ÇAGDAŞ UYGARLIK DÜZEYİ ÜZERİNDE OLMASI VE GELİŞMESİDİR. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ULUSLARA EGEMENLİK -FERTLERE ÖZGÜRLÜK! BALKANOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ÇAGRI BALKANOLOJİ Merkezinin ilk kurma kararını toplantısı25 Mayıs1988 yılı Toplantı yeri Kartagümrük/Fatih-İstanbul Adesinde kararlaştırılarak Balkanlarda Türk Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Dernegi olarak kurulmuştu.Lakin Dernek Üc yıl sonra 1991 yılında maddi olanaksızlıklar Tarafından kapandı. Bu duruma meydan vermemek için ve Balkanlardaki Kültür, Dil, Mimari Tarih EGİTİM, Edebiyat ve Sanat kıyımına tahamül edemeyen sayın NİYAZİ AKKILIÇ-İSTANBUL/Gaziosmanpaşa Merkezinde ÖZEL kurduğu, BALKANOLOJİ ARAŞTIRMALARI Merkezi Salih paşa caddesiN.14. adresinde Altaylardan Tunaya Darneginin catısı altındadır.Kurucular ve üye. 1.-NİYAZİ AKKILIÇ Başkan Emekli Memur. 2.İDRİZ KAHRAMAN Başkan Yardımcısı Gazeteci ve Emekli. 3.MELEK TABAK ALTAY TUNA Dernegi Sekreteri 4.NİZAMİ ALPER AKKILIÇ Kurucu üye-öğrençi. 5.HÜSNÜ ZAKİR-ÖĞRETMEN Kurucu üye Bulgaristan BALKANOLOJİNİN BAŞLIÇA AMACI Niyazi Akkılıçın 40 yı boyunça topladığı 600 yıllık eski kitaplar, belgeleri, süreli yayınlardaki Balkan haberleri, belgeleri, resimleri korumak Mimari Türk-İslam İzlerini ve Mirasımızı araştırmak ve Tanıtmak ENVANTERİNİ VE Arşivini düzenlemek, kültürel eserlerimizi itinalı bir şekilde deizmek, restore ettirmek, Araştırmacıları, Uzmanların hızmetine sunmak, Katoloklar ve kitaplar hazırlamak Radyo ve Televizyon gazete ve Dergi, gibi duysal görsel, yazısal, yayın araçları ile ülke ve BalkaN Türk Dünyasının Tarihi kültürel sanat varlığını DİĞER Ülkelere ve Dış Dünyamıza tanıtmak için Sergiler, Paneller, Konferanslar düzenlemek ve İnsanların Dikkatine Hızmet ve tanıtımına sunmaktır.BU NEDENLE tarihimizdenen bu ğüne kadar Balkan Ülkelerinden Anavatan Türkiyemize Göç ETMİŞ Bulunan Balkan-Rummeli Göçmen Vatandaşı Türk ve Müslüman vatandaşlarımızın ellerindeki kültürel Tarihi BİLGİLERİ-Resimleri,tapu, evlilik, gazete- matbuat,broşür,kitap, vesika gazete, dergi, okul şahadetnamesi v.s. herne varsa bildirmeleri içi ÇAGRIDA BULUNMAKTAYIZ. Bu Çagrı aynen Balkanlarda yaşayan Türk ve Müslüman kardeşlerimiz içinde geçerli olup gereken ilgiyi Balkanoloji Araştırmaları Merkezine göstermelerini beklemekteyiz.Bu Çagrı Balkanlarda zor kalan Türkçemizin ve Tüm ECDADIMIZIN, SİZLERE HİTABEN KUTSAL ÇAGRISIDIR. Bu Çagrı ecdat yadiğarı yıkılan, yakılan,kırılan, yok olan, ayni zamanda ayakta dimdik kalmayı saglayan ben varım diyen Camilerimiz, Mescitlerimiz, Saat KULELERİMİZ, Çeşmelerimiz, Tarihi Türk evleri, konakları, Sarayları, köşkleri, pınarları, hastaneleri, demiryoları istasyonları, kütüphaneleri, Çiftlikleri, v.s. her adım başı Türklük kokan Tarihi kültür sanat eserlerimizin tanıtım ve araştırılmadsı için Han Vhamamlarımız, dag, tepe, bag, bahçe, tarlalarımız, okul ve Dükkanlar, arölyeler, işlikler, fabrikalar Osmanlıda bvu ğüne kadar her nr varsa hepsinin bildirilmesi için bu merkeze baş vurmanızı ve irtibata geçmenizi bekleriz. niyaziakkilic@hotmail.com http./balkanolojicom.tr.gg../ Tel.+905357910694 Veya Altay Tuna Göç Dernegi-Balkanoloji Araştırma Merkezibaşkanlığı. Salihpaşa cad.N.14/K.5.. Berec-Gaziosmanpaşa/İstanbul. Adresine bekleriz. Güzel Anadolumuzda hür ve Müsatakil /bagımsız/ yaşamak için Balkanları-Rumelliyi unutamayız. Rumeliyi –Balkanları unutmak Kendimizi inkara çalışmaktır.Bizler kültür hazinesinin bireyleri olarak, Ulusumuzun gencinden yaşlısına kadar, memur, köylü, işçi, şair, yazar, Cumhurbaşkanından Başbakanına kadar Millet vekilleri, gazeteci, televizyoncu, yayıncı, üniversite öğretim üyeleri, Bakanlarımız ve Bilim adamlarımız Aydınlarımız ve öğretmenlerimize kadar dernekçilerimize yedisinden yetmişine kadar hepimize BÜTÜN Balkan kökenli ve Anadolu olan hepimize çandan yalvarıyoruz ve çağrıyoruz. Geliniz Balkanolojide3 Buluşalım.Sizler bizlere sahip çıkarsanız bizlerde dünya durdukça yaşamaya devam edeçegiz.BNoşuna öşmedi bu kadar insan. Boş yere akmadı oluk oluk kan. Kalk artık ulusum. Kalk artık uya. Yalvarıyoruz. Yalvaruyoruz. Sözde sizlerin sazda sizlerin. Madi ve Manevi yardemlarınızı bekleyoruz.Çünkü bizleri BNalkanlarda Binlerce köy, şehir samanlıklarında, tavanlarında, sandık köşelerindeki, hatta kömürlüklerdeki çöplüklerdeki onları ateşlerden topşlayarak farelerin kemirmesinden, örümçek aglarıdan kurtararak 10 BİNLERCE VE 100BİNLERCE DOLAYINI BULABILECEK KÜLTÜR TARİH İNÇİSİNİ İstanbul ilinin Gaziosmanpaşa ilçesinin Salih paşa Sokagı N.14. K.5. Berec ADRESİNE Balkanoloji Araştırmaları Balkan Türklerinin abide Şahsiyeti sayın Araştırmacı BaşkanNİYAZİ AKKILIÇ Beye göndermenizi bekler candan teşekür etmeyide bir borc biliriz. Unutma ve şu mısralarıda hatırlayalım. Boşuna akmadı bunça kan Boşuna ölmedi bu kadar insan, Boş yere akmadı oluk oluk kan. Kalk artık ulusum , kalk arttık uyan. Balkanoloji başkanı Niyazi AKKILIÇ DİYORKİ,Balkanlardaki Türk Kültürünü varlığını araştırmak, bulmak, tanıtmakl, yaymak ve yaşatmak her Türkün en Kutsal görevidir. Eger Milletleri bir ulu Meşe AGACINA BENZETİRSEK BU AGAÇ MUHTAC OLDUĞU NEMİ GEÇMİŞTEN ALIR VE O SAYEDE İSTİKBALE/GELECEGE/ KÖK SALAR.Atalarımızın bıraktığı Tarihi Kültürel eserler Gelecegimizin en büyük teminatıdır.. /güvencesidir/Onları yok olmaktan kurtarmak bizim birinci görevimizdir. İşte bunun Çagrısını AnaDOLU Türküne ve Balkan Türklerine içtenlikle yaparak bu göreve bir nebze olsun yardımlarını beklemekteyiz. Saygı ve selamlarımızla Balkanoloji Araştırma Merkezi başkanı Niyazi Akkılıç-İstanbul. İrtiat. niyaziakkilic@hotmail.com. http./balkanolojicom.tr.gg./ http/hurbalkancom.tr.gg./ Tel.+905357910694. Salihpaşa cad.N.14. Gaziosmanpaşa/İSTANBUL. HÜRMET VE SAGI DOLU SELAMLARIMIZLA. Balkan Türklerini catımıza haberlerini ve desteklerini bekleyoruz. BALKANOLOJİ BAŞKANI-Niyazi Akkılıç-istanbul.
  TÜRK TARİHİNDE ÜÇ ATA
OĞUZ ATA ,KORKUT ATA KEMAL ATA 1:OĞUZ ATANIN İLİ BİZİM ORTAK İLİMİZ. 2:KORKUT ATANIN DİLİ ,BİZİM ORTAK İLİMİZ 3:BİZİM ORTAK YOLUMUZ
Osmanlıda Giyinim

sitene ekle

Myspace Graphics
  DELİORMAN TÜRKLERİNE
BALKAN TÜRK VARLIGINA DOGRU YOLU GÖSTERECEK ÇOBAN YILDIZIBİR ÜMİD VEİMAN GÜNEŞİ HALİNDE DOĞARAK YÜKSELMİŞTİR.DELİORMAN TÜRKLERİ İÇİN TEKYOL DEMOKRASİDİR-ZAFERDİR-ADALETİR.BU ZAFER ÖZGÜRLÜĞÜN TEK YOLUDUR.KABUL ETMELİYİZ.
NİYAZİ AKKILIÇ

BALKONOLOJİ ARAŞTIRMASINDAN ÖZETLER
BULGARİSTANDA TÜRKLÜK MÜÇADELESİ
Balkanoloji araştırma merkezi başkanlığı olarak özetlemek istersek,Altaylardan Tunaya
Göçmenler Dernegi ve onun rehberliğinde yörütülen Balkan dil, kültür, Tarih, Mimari Egitim, Edebiyat v.s. Araştırmalarımız Balkanoloji Araştırma Merkezi adı altında Başkan
Niyazi Akkılıç yönetiminde Balkan-RumelliTürk kültür varlıklarının Mirasını araştırmak ve tanıtmak plan ve projeli uygulamalarlan arşiv ve Eanvanterini çıkarıp Balkan Türklerine sunabilmektir. Başlıçada genel amacımız bu yönde yapılan çalışmalardır.
Balkanoloji Merkezinin bu yönde yürüttüğü araştırma ve çalışmaları destekleyen Ana DOLU Türkleri VE Balkanlardaki TÜRKLER VE Göç etmiş bulunan Balkanlı aydınlarımızın bu konuda BALKANOLOJİ olarak açık ve net olarak her Türkün – her bir AYDIN KİŞİNİN öğretim üyesi veya gazeteci – Tarihçi kim neler Balkanlar ile ilgili neler bilirseler, bize fikir ve düşünçelerini hiç sakınmadan bildirmelerini içabında kendi özel fikir ve düşünçelerinide sunarak katkı ve desteklerini ve bizimle birlikte yer almalarını bir Balkanlı Türkü olarak beklemekteyiz. Emai,l. niyaziakkilic@hotmail.com. http./balkanolojicom.tr.gg./ http./hurbalkancom.tr.gg../ +905357910694 olarak arayabilir ve iletişim kurabiliriz.Muhterem Balkanlı Türkleri-Bizler yani atalarımız Balkanlara-Anadoludan gelen ve göç eden yürük Türkmen Türkleridir.
Balkanolojinin başlıça genel amacıda önçelikle Balkanlardan Anavatan Türkiyemize göç gelmiş olan Balkan Türklerinle ve Oralarda kalan akrabalarımızla balkanlı türklerlen kültürel, sosyal, Tarihsel baglarımızın derin köklerini araştırmak tanıtmak ve yaşatmak için yerliyerinde bilimsel araştırmalar yapılarak Türk kültür tarih varlığını yeninesle daha iyi tanıtmak için bunuda belirli zamanlarda bizim olan ve yüreklerimizde ve beleklerimizde halen bizim bilinen Balkanları ve oradaKİ VE YAŞAYAN ÜÇBEYLERİ VE Türklerlen ilğili bilinen bütün haber ve bilgileri, hep berabercesine, Birlik- Beraberlik- Dirlik ve Dayanışma içersinde hepberaberçe kanımız çiğerimiz olarak paylaşmaktır. Bunun için Balkanoloji araştırma merkezi sizlerden düşünçe ve fikirlerinizden bu konuda katkılarınızı ivedilikle beklemekteyiz.BULGARİSTANDAN DÜNDEN BU GÜNE YAPILAN GÖÇLE
1878-80 Yılları1,000.000. kişi aile,
1880-1912 yılları440.000kişi ailr.
1912-1951yılları154.000kişiaile.
1951-1978 yılları130.000kişi aile
1978-1990 yılları345.000 kişi aile
1990-2000ylları185.000 kişi aile
Böylece Bulgaristandan Rus-Türk harbinden sonra başlayan ve 2000 yılına kadar süren 130 yıllık bir zaman içinde Bulgaristandan 2,254. 000 Türk ailesi göç ermiştir. BU göç ailelerini ortalama 3 kişi olarak hesap etsek 6.762.000 Türk bulgaristandan göç etmiş oluyor.
Bu ğüm yapılan Araştırmalara göre Balkanlardan GELEN Türk Göçmenlerinin sayısı Anadoluda 36575 850 kişi olarak biliniyor bu rakamın 18725250 si Bulgaristan kökenli olduğu amlaşılmaktadır.Bunun için Bulgaristan ve Türkiyede secimlerde yapılan ikili anlaşmalar bu konuda büyük rolü olmaktadır. Bulgarista HÖH-nin lideri olan sn. Ahmed Doğan için bu rakamlar Bulgaristan Türkleri için Barışın VE Daletin saglanmasında Demokrasinin genel unsurlarıdır.Unutmayalım ve devamlı kalplerimizden silinmeyen AZILI KOMUNİST Rejminin Mimarı Todor Jivkof döneminde Mestanlı meydanı basan taklar ve altında ölenler sonra benkovskide küçük Türkkanın Anakuçagında öldürülmesi ve yine HAK VE ÖZGÜRLÜK MÜÇADELESİ VEREN Niyazi İbrahimin oglu StaraZagora İLİNİN Rıjena/Hamursuz / köyünde boğzlanmadını babası Müslüman Pomak Türklerinin haklarını savunup müçadele verdiğinden öldürülerek tam g göç etmeside altı ay sonraya bırakılması ve baskıda bulunması nasıl unutulur. Bu iki küçük çoçuğun ölüm sonrası Analar ve Babalarda şehit edilmedimi, Birçokları Zındanlara gönderilmedimi, SÜRGÜNLERE Balenelere gönderilmedimi. Bütün Bulgaristan Türk aydınları, gazeteci, yazarı, doktoru v,s. Baskılara tabii olmadını. Zorla isimler degişmedimi, dil- din kültür ve Türkçemiz yasaklanmadımı hangisini sayalım okadar çok yasaklar vardıki. Bütün bunlar nasıl unutulur.
Bulgarlaştırma ve soykırımı için yapılan katliamlı baskıları zulmün pençesinden kurtulmak için Binlerce Şehitimizin akan Sıçak kanları için onları yad etmek savunmak için davaya milli şuurla destek verenler BELENE SÜRGÜNÇÜLERİ VE Cezaevi mahkümları v.s. her bir tutuklu ve zulum gören Türkler ve Müslümanlar kendi milli yapılarınla ve Milliyetçi Türklük duyğularınla mücadeleler vererek örnek olmaya gayret göstermekteydiler. Türk milletine örnek olmak için Önçe Türkçemiz Dil Egitimimizin yeniden destek görmesi için Her Bulgaristan Türkünün BAŞI Göklere ERMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF HALA DAHA TÜM Demokrasilere ve ÖZGÜRLÜKLERE RAGMEN Avrupa Ülkesi olan Bulgarista Yinede Türk okullarını önemsemediler. Türk Milletvekileri ve lider SNaHMED Doğan yine yalnız kaldı. Ataka milliyetcilerine yenilmiş oldu. OBİR GÜNEŞTİ LAKİN Bulgaristan Türklerine Sıçaklığını verip kanadı altına alamadı. BURADA Türk MİLLETİ YİNE ÖKSÜZ VE YETİM KALDI. Bulgarlaşmada dökülen ASİL Türk kanlarının tam terzisini bularak tartamadılar. BU KANI YERDE BIRAKMAMAK İÇİN BAŞTA Bulgaristan Türklerinin baskılarını ve zulmü unuturabilmek için bir nebze Türk OKULLARINI AÇARAK Türkçe egitime yön verilmemesi çok çok acıların ve zızıların nar taneçiği olarak bırakılmıştır.UYARIYORUM. sakın daha geç sayılmaz. Asla asla unutmayınız ve unutmayınızki unutulmasın tarihin mazisi hatırlasın ve özgürlük günesinin aydınlığı herkesi Demokrasi içinde ısıtabilsin.Bulgaristan bu gün Türk ve Müslüman 3750560 kişi bu olayların gerçekleşmesini beklemektedir.Ey Balkanlı Türküm dur hemen gitme. Durduğun yere hele bir bak. ŞU ANDA Balkanlardasın. Bulgaristanda geldiğin Deliorman veya Güller vadisindesin hiç fark etmez.Bu Topraklar Anavatandan koparıldıktan sonra topragın bereketinebıraktığın evine yurduna malına bahçe ve tarlanaı nasıl yitirdiğini biliyorsun. Kalmadımı BEŞPARASIZ VE HİÇ PULSUZ BULGARLARA TESLİM EDİLMEDİMİ.Arkasında kocaman bir Türk mirası ve hatırası olan bu topraklar atalarımızın alın terinle kazandığı topraklar degilmiydi. Bunun için sen hala Evladı Fatihanların bir neferisin ve evladısın. Torunusun.Unutma sen hala fatihanların topraklarındasın. Çünkü TAPULAR Ankarada HALA ARŞİVLERİMİZDE SAKLANMAKTADIR.
Şehitlerimizin ve Gazilerimizin bu topraklarda akan Sıçak kanları vardır. Bunu size milli duyğularumla anımsatıyorum. Bastığın Bulgaristan Topraklarında unutma 600 yıllık ceddinin ve atalarının müçadele şerefi şanı, emegi var. Anıları ve tarihi var olup yazılmış tarihi miras tapularımız vardır. Başını rg ve şunuda hiç unutma durduğun yere bir bak. Bir Fatiha oku. SONRA GENE DURDUĞUN YERE BAK UNUTMADAN Milli Müçadelemizi
Tanı daha fazla tarihinden bilgi almak isterseniz bizi ara niyaziakkilic@hotmail.com.
http./balkanolojicom.tr.gg../ http./hurbalkancom.tr.gg../ +905357910694. ara ve sor öğren.
Şehitlerimizin yüzüne nasıl bakacaksınız. Nerede kaldı Türklerin DOĞAL HAKLARI. Nerede kaldı Şehit Türkümün akıtılan saf temiz kanları. Bunları Bulgaristan Baş Duşmanı Jivkof yönetiminin Devamçılarına peşkeşmi çekileçektir. Yoksa ADALET YERİNE GELEÇEKMİDİR.Böyle giderse Türk ve Bulgar bie arada yaşaması zorlaşaçak gibi geliyor Buşlgaristan Türk halkına. Avrupa Birliğine girdik onlarıda ikna etmedeBulgarlar kadar zormudur. UYANIK milletvekili Türklerimiz nerede YOKSA kara para veya dalevera peşindelermi. BÖYLE BİR VAKA VARSA NASIL ÇIKARSINIZ KARANLUIIKLARDAN AYDINLIĞA. Unutma Bulgarisrand Nigboludan başlar Türk Müslüman İMTİHANLARI, vidin, PLEVEN, VARNA, ŞUNMNU, ŞİPKA KAZANLIK eskizagra, tırnava, Filibe , Burgaz, elena gibi uzar gider Türkün verdiği kahraman şehitlerinin kanı unutmayın egri işler yapmayınız. Sizlerde kafirler gibi bu kanlarda boğulma ihtimallerine sakın düşmeyiniz. Yine SULANMAsın ATATOPRAKLARI ŞEHİT KANLARINLA METİN OLUP Milletin sadık erleri olalım.şimdi Balkanoloji olarak ATATÜRKÜN SÖZLERİNLE BİTİRİYORUM.
Bizler Altaylardan Tunaya göçmen TÜRKLERİ VE ÜYELERİ Balkanoloji Araştırma çalışanları olarakta, Bulgaristanda Şehitlerimizi büyük saygıyla anıyoruz. Türk milleti ve onun çocukları olarak her zaman ACDADINI TANIDIKÇA, ONLARA SAHİP ÇIKTIKÇA YİNE BÜYÜK İŞLER YAPAÇAKTIR. Türk Medeniyetinin ufkundan doğan yeni bir güneş gibi devamlı parlayaçak ve Tarih sayfasında yine Türk ası ilebet yazılacaktır. Mustafa Kemal AtaTürk.. metini yazan ve hazırlayan . Balkanoloji kültür tarih başkanı Niyazi AKKILIÇ-İSTANBUL. SAYGI VE HÜRMETLE BALKAN Türklerinden yanıt ve destekler beklemekteyim. 9.01.2009.yılı. NİYAZİAKKILIÇ-İSTANBUL.


BALKANOLOJİ ARAŞTIRMA MERKEZİ ÇALIŞANLARI ADINA YAPTIĞIMIZ BALKAN TÜRKLERİ VE MÜSLÜMANLARININ UYGARLIĞINDAN BU ĞÜNE KADAR BALKANLARDAKİ GELENEK, GÖRENEK, ÖRF VE ADETLERİMİZ DİLİMİZ, DİNİMİZ, KÜLTÜR VE TARİHİMİZ EGİTİM VE EDEBİYATIMIZ KİMLİĞİMİZ VE VARLIĞIMIZ HER YÖNÜYLE BİLİMSEL AÇIDAN ARAŞTIRILARAK KAYITLARA GEÇMEKTEDİR. BU GÜNE KADAR BİRÇOK ÇALIŞMALARDA BULUNDUK. GENELLİKLE BULGARİSTAN DAKİ MİMARİ KÜLTÜR İZLERİMİZİN DÜNÜ VE BUĞÜNÜ 600YILLIK MİMARİMİZ ESKİ EV VE KONAKLARIMIZ V.S. OLMAK ŞARTINLA BULGARİSTANDA TÜRK YAPISI KESİN OLMAYAN BİR 3339 ADET ESER GÖSTERİLİYORDU. BUNLAR ÇOK YETERSİZ OLDUĞUDA BİLİNİYORDU SON BULGARİSTAN ÇALIŞMASINI BAGLANTISINDA GÖRÜLDÜKİ 222812 ADET ESERİMİZİN YANLIZ 168750 ADEDİ TARİHİ TÜRK KLASİK STİL YAŞADIĞIMIZ ECDAT EVLERİ ÇIKMIŞTIR.1660ADET YENİ VE ESKİ CAMİ VE MESÇİT VARDIR.YANİ UZATMAYAÇAGIM BU ESERLERİN LİSTESİ 55ADET CEDVELDE TOPLANIYOR. TÜRKLÜK VE MÜSLÜMANLIK KÜLTÜRÜ OKADAR ÇOK DERİNKİ ANLATMAYLA SON BULMAYOR. BÖYLE BÜYÜK BİR IRKIN VE FATİHİN TORUNLARI OLARAK BİZLER GEÇMİŞİMİZE SAHİP ÇIKALIM. SET ÇEKENLERİ UYARALIM VE GERÇEGİ ANLATALIM. BİRLİK, DİRİLİK, BERABERLİK DAYANIŞMA BU DÖRT SÖZÜ KEMİKLEŞTİREREK TÜRKLÜĞÜMÜZE SAHİP ÇIKALIM. NETEKİM SAYIN ERDİNÇ BEYİN SÖYLEDİKLERİ ÇOK YERLİ YERİNDE TÜRKSEK SAPINA KADAR TÜRKLÜĞÜMÜZÜ BİLELİM VE KİMŞİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM. SÖZ EDİLEN ERDİNÇ KARDEŞİMİZİN GİBİLERİNİN DAHA ÇOK OLMASINI DİLER BALKANOLOJİ ÇATISI ALTINDA TOPLANMAMIZI BEKLEMEKTEYİM. BÖYLE ARKADAŞLARLAN GURUR DUYMAK TÜM TÜRK MİLLETİNİN HAKI OLMASINI İSTERİM ENDERİN SELAM VE SAYGILARIMLA NİYAZİ AKKILIÇ-İSTANBUL.BALKANOLOJİ BAŞKANI.


DUYURU

BALKANOLOJİ MERKEZİ
Balkanlarda Türk Dil Kültür Tarih Araştırmaları merkezinin kuruluşunun yegane amacı bütü Balkan Ülkelerindeki gecen 600 yıllık Türk –Müslüman Kültür Medeniyetinin varlığını araştırmak ve bu ülkelerde çeşitli sebebler yaratılarak kaybolan Mimari anıtlarımızın ve kültürel güzeliğimizin yıkılması, yok edilmesi, kaybolması, yakılması ve yıktırılması gibi birçok nedenlerlen GEÇMİŞ TARİHİMİZDEN BU ĞÜNE KADAR KENDİNİ KORUYABİLMİŞ VE DİMDİK AYAKTA KALAN Mimari kültür izlerimizin ve Osmanlı
Yapıtarınıo tek tek köy ve şehir demeden araştırarak , meydana getirmek istediğimiz Balkan Mimari Eserlerinin dünü ve buğünü diye Envanterini ve arşivini çıkarıp gereğinçe düzenlemektir.Bizlere bu konuda daha ayrıntılı ve verimli çalışabilmek için, daha bilimsel çalışmalarda bulunmak ve katkı saglamak, bilği alışverişini hızlandırmak, özğür ve daha çok yaratıcı birer bireyler olarak Balkanlılara genç Araştırmacılar yetiştirmek ve böylecede ilmi ve bilimsel sonuçlar çıkararak ortaya koyabilmektir.Böylecede Balkanlardaki yıkılan köprüleri yeniden inşa etmek demek Balkan Ülkeleri halkları arasında yeniden bagları genişleterek İşbirliği ve Dostluklar kurarak, kuvvetlendirmektir.Kardeşliği güçlendirmek gayesinlede Dünyamızın ve insanlığın daha güzel olabilmesi için Evrensel mücadeleleri Dünya Barışına, Demokrasi yolunda hak ve adaletini saglamakla yeni içerikli elemanlar saglanmasında, yetiştirilmesinde düşündüğümüz amaçlardan yeganesidir.
Balkanoloji di, kültür tarih araştırma merkezinin ayrıça kısa adıda BALKANOLOJİolarak
Saptanmıştır.Bu Kuruluş 1988 yılında bir Balkanlı Osmanlı kuruluşu olarak kurularak
İstanbul-Gaziosmanpaşa ilçesinde Tüm Balkan Türklerini kapsayan bir bilimsel araştırma kuruluşu olarakTarihi Türkiyemizin İstabul kentinde nufusun önemli bir bölümü Balkan Türkleri oluşturması göze alınarakBalkanlarda Dil, Kültür, Tarih Mimari ARAŞTIRMA MERKEZİ Kordinatörü ve Araştırmacı Sn. Niyazi Akkılıç Başkanlığında kurulmuştur.
Kuruluşumuz bütü Balkan Türklerine ve Göçmen Derneklerine kapısı açık olup gerekli Balkan ülkelerinle ilğili balkan Türklerinden bildikleri bilgileri, belgeleri, eserleri ulaştırmada gayret gösteren birçok Balkan Türkleri derneklerine ve Altay Tuna Dernegi Üyelerine gönülden teşekürler eder ve mütemadiyen daha hızlı bir akışla şu iletişime yer vermelidirler. niyaziakkilic@hotmail.com. http./balkanolojicom.tr.ğğ./ +9053579106.
Adres.Salih kardeşler cadesi.N.14. Berec-Gaziosmanpaşa/İstanbul.Niyazi Akkılıç.
  EĞEMENLİK-ÖZĞÜRLÜK
ULUSLARA EGEMENLİK FERTLERE ÖZĞÜRLÜK
M.K.ATATÜRK.

BİTİRDİM ESRİMİ SİLDİM KALEMİM
NİYAZİ AKKILIÇ

DİLDE ,FİKİRDE, İŞTE BİRLİK . İ.GASPIRALI-KIRIM

BALKANLARDA TÜRK KÜLTÜR VARLIGINI ARAŞTIRMAK BULMAK ,TANITIP YAYMAK HER TÜRKÜN EN KUTSAL GÖREVİDİR.

EGER MİLLETLERİ BİR BÜYÜK MEŞE AĞAÇINA BENZETİRSEK ,BU AĞAÇ MUHTAC OLDUGU NEMİ GEÇMİŞTEN ALIR VE O SAYEDE İSTİKBALE KÖK SALAR. ATALARIMIZIN BAKTIGI TARİHİ KÜLTÜREL ESERLER ,GELECEGİMİZİN EN BÜYÜK TEMİNATIDIR.ONLARI,YOK OLMAKTAN KURTARMAK BİZİM BİRİNCİ GÖREVİMİZDİR
NİYAZİ AKKILIÇ.

TÜRKÇEMİZ

ANALARIMIZIN DİLİ ,ANADİL ,DİLLER GÜZELLİK YERİNE KILIÇTAN KESKİN ,ÇELİK TEN SERT , KAYADAN SARP,BORADAN HIZLI, İPEKTEN İNCE ,KELEPEKTEN UÇUÇU, ÇİÇEKTEN RENKLİ ,ALTINDA PARLAK , SUDAN DURU ,TÜRKÇEMİZ....
NİYAZİ AKKILIÇ

EY TÜRK EVLADI
KİM OLDUGUNU, NERELERDEN GELDİĞİNİ VE ŞİMDİ NERELERDE OLDUĞUNU HİÇ SOR GULAMA FIRSATIN OLDU MU? BAYRAGININ RENGİNİ TOPRAĞINI KOKUSUNUN KANININ ASLETİNİN FARKINDA MISIN?

Türkün sesiTürklüğün sesi olmalıdır.
TÜRKLÜĞÜN DIŞINDAKİ SES TÜRKLÜĞÜN SESİ SAYILMAZ. Yahya Kemal.


BÜYÜK ŞEYLERLERİ YANLIZ BÜYÜK MİLLETLER YAPAR.
ATATÜRK

TÜRKLÜGÜN 6 İLKESİ
1:Siyasi varlıkta birlik .
2:Dil birligi
3:Yurt birligi
4:Irk ve menşe birligi
5:Tarihi karabet.
6:Ahlaki karabet

eger bir millet büyük se kendini tanımakla daha büyük olur.(ATATÜRK)

KUŞLAR GİBİ UÇMAYI BALIKLAR GİBİ YÜZMEYİ ÖĞREN dİK FAKAT Ç BASIT BİR SANATI UNUTTUK İNSAN GİBİ YAŞAMAYI BİLİYORMUSUN BUGÜN dÜNYA dOSTLAR GÜNÜ MESAJI SEV İĞİN dOSTLARINA GÖNdER EĞER BENdE O SEVdİĞİN dOSTLARINdAN BİRİYSEM BANAdA YOLLA BUNU ARKAdAŞLARINA GÖNdER BAK KAÇ CEVAP GELECEK EĞER 7 dEN FAZLA İSE SEVİLEN BİR dOSTSUN yazar:Alper akkılıç

ALLAHNASİP EDER,ÖMRÜM VEFA EDERSE ,MUSUL-KERKÜK VE ADALARI GERİ ALACĞIM.SELANİK DE DAHİL.BATI TRAKYAYI TÜRKİYE HUDUTLARI İÇİNE KATAÇAĞIM.MUSTAFA.KEMAL. ATATÜRK.


BALKANOLOJİ KÜLTÜR BAŞKANI NİYAZİ AKKILIÇ İBRET VERİÇİ SÖZLERİ

Balkan Türkleri bilinen Bulgaristan Türkleri Büyük önder ATATÜRK Düşünçelerine ve fikirlerinden esinlenerek ve cizdiği doğru politikalarından esinlenerek Bulgaristan Türkünün akılçı politikasınla doğru istikamette ilerleyerek,DELİORMAN VE RODOPLAR – Gülvadisi – Dobruca ve Tuna boyu Türkleri tek vüçüd birleşerek,Totaliter baskıçı Todor Jivkof yönetimine SİLAH KUŞANARAK SAVAŞMADAN, Dağa çıkarak isyan etmeden, TERÖR YARATMADANM,,Bulgaristanmda Zulümçü devletine resmi ve özel işyerlerini kırıp dökmeden Türklüğe yakışır bir şekilde,Avrupa ve diğer ülkelere örnek olabileçek şekilde Medeniyetinin Milli Türklük Şuurunla Sayın Liderlerinin AHMED DOĞAN ile Türk Milli ATATÜRKÇÜ Teşkilatının uyğuladığı DEMOKRASİ varlığının ğeleçegini, Özğürlük güneşinin doğacağını,Hak ve ADALETİN, Barışın var olaçagına inanarak H.Ö.H. nin kurulmasınla Jivkofun BKP nin 45 yıllık yönetimini YIKARAK tuz ve buz etmede Türklerin yıkıçı olmayarak çaLIŞMALARI HER ZAMAN TAMAMLAYIÇI OLDUĞUNU VE Bulgaristan Türkünün ulus olarak kültür değerlerine sahip çıkarak Türk varlığının BÜTÜNLÜĞÜNÜ GÖSTERMİŞ OLARAK ÖNEMİNİ,TANITIMINI VE YERİNİ LAYIK OLARAK GÖSTERMİŞTİR. Niyazi akkılıç-Balkanoloji başkanı.



2.TÜRK DİLİ ,TÜRKÇE DEMEK TÜRK DEMEKTİR.
Ne Mutlu Türküm diyene.


3.Milletce, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi, milli,Birlik ve Beraberlik için ,vatan için, fedakarca çalışan, serdenğeçen Alperen Mehmetçikler en kutsal duyğularlan selamlar sevği, sayğı, ile hürmetli dualarımızı balkan Türklüğü olarak içtenlikle sunarız.
4Her kahraman vatansever Bayrağının direğidir.Gönüllerde layık olmalı, her Türkün başı göklere değmelidir.Albayrağı saglam tutmak en büyük ödevimizdir.Sen Necipsin Türk MİLLETTİ BU SENİN KUTSAL VAZİFENDİR.. NİYAZİ AKKILIÇ- Balkanoloji başkanlığının sözlerinden.


5.Şehit gazilerimizin şanlı hatırı için Balkan Türkleri ve Deliorman Türkleri tüm Bulgaristan Türkleri şehit ve gazilerimize minnet ,şükran, sunarak, Dualarını kalplerinin enderinliğinden ifa etmektedirler.. Balkanoloji başkanı Niyazi akkılıç.istanbul


6.Sizler unutulmayan ruhumuzun çiçegi olan şanlı şehitlerimiz,Sizler her zaman HİLALİN ve Yıldızların cennet mekanınıda görmelisiniz. Sizler Türk Millettinin kırçiçegi ve Balkan TÜRKÜNÜN kardelanısınız ölümden korkmayan aşıklarsınız. SİZİNLE Tüm Dünya Türkleri gurur ve onur duyarak okudukları Dualarlan Fatihalarla yanınızdadır.NiyaziAkkılıç.Balkanoloji kültür başkanı – İstanbul



7.Balkanlar 600 yıl Türklük yaşadı.Bu Memleket Tarihte Türktü,Şimdiki Durumundada Türklük yasşamaktadır.Balkanlarda Türk varlığı var oldukça, Türklük ebediyen var olaçaktır.Türk toplumunun yegane dayanağıda TC NİN Dimdik ayakta var olmasıdır.
Milletim TÜRK.Vatanım Türkiye,Ülküm Türklüktür.Ulu önder ATATÜRK REHBERİMİZDİR.En büyük Türkiye Canımız kanımız sizlere feda olsun. Balkanoloji başkanı Niyazi AKKILIÇ-İstanbul. Adımız Türk ve Andımızdır.Bulgaristan ve Deliorman Türkleri olarak,Türklük adına, Vatan ve Bayrağımız adına ,Türklük ugruna Canımızı ve kanımızı hiç esirgemeden korkmadan koyarız. Balkanoloji başkanı.NİYAZİ AKKILIÇ- İstanbul.Nasıl güçlü oluruz, Bir araya gelemezisek.Nasıl sahip çıkarız geleçeğimize, Geçmişimizi bilmezisek, Biz neler anlatırız ki var olan torunlarımıza ve genç neslimize. Atalarımızı tanıyıp araştırıp anlayamazisek .Nasıl karşı koyarız zulmün zorbalıklarına.Biribirimizi tanıyıp güçümüzü bilmezisek, Gelin bir yol bulalım ,Bir olalım. Balkanlarda Türk Birliğini kuralım. Böylecede yıkılmaz bir kale olalım. Türkün GÜÇÜNÜ BİRDEFA DAHA CİHANA GÖSTERELİM. Balkanoloji başkanı NİYAZİ AKKILIÇ-İSTANBUL. Aziz Balkan Türkleri,ARTIK BU GÜNÜMÜZÜ,Geçmişimizi ve geleçeğimizi çok doğru olarak bilerek konuşalım ve düşünçelerimizi istikbalimizin aynası olmasına yardımcı olalım.Türk ğibi Diri olalım Kale olarakta ayakta olalım.
Balkanoloji kültür başkanı Niyazi akkılıç- İstanbul.

Bu memleket, Dünya'nın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna
mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne en aşağı yedibin
senelik Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin
içindeki çacuk, tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk, tabiatın
şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından korkar gibi oldu sonra
onlar alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Birgün o
tabiatın çocugu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu.
TÜRK oldu.
TÜRK budur;
Yıldırımdır,
Kasırgadır,
Dünya'yı aydınlatan Güneştir.
Bugün 31 ziyaretçi (110 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=