BALKAN KÜLTÜR ESERLERİ  
 
  Zerin Abaz ile Söyleştik 19.12.2018 14:21 (UTC)
   
 

Akan Abdula (makturk.com): Efendim buyurursanız öncelikle girişi sizi tanıtarak, kısaca Zerin Abaz’dan bahsederek yapalım. Kimdir Zerin Abaz?

Zerin Abaz: Ben Merhum Hacı Bedri efendinin ve Hacı Behice hanımın kızı, Üsküp’te doğdum. İlkokul, lise ve üniversite eğitimimi Üsküp’te, yüksek lisans, master ve doktoramı Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünde, Merhum Hocam milletvekili Prof Dr.Cihat Özönder’in danışmanlığında bitirdim. Uzun yıllar Tefeyyüz’de pedagog görevinde bulundum. Tefeyyüz’de calışırken, 1996 yıllarında açılan Yahya Kemal Kolejinde ek görev yaptım. İktisad okulunda Sosyoloji dersleri verdim. Cumhuriyet Pedagoji konseyinde üç dönem Türk eğitiminin temsilcisi olarak yer aldım.

Şimdiki Cumhurbaşkan, 2003 yılında Başbakan olan Branko Crvenkovski’nin kabinesinde danışmanı olarak çalıştım. 2004 yılında Cumhurbaşkanı olunca Dışişleri Bakanlığı Göçmenler Sektörü Başkanı oldum. 2006 yılında kısa bir dönem TDP nin milletvekili oldum. Makedonya’nın tarihinde ilk Türk kadın milletvekili ve ilk Türk kadın diplomat olmanın mutluluğunu yaşamış oldum, bu da benim için çok gurur verici bir olaydır. Parlamento dönüşü, Dışişleri Bakanlığı diplomasi akademsinin başına geçtim. Halen o görevdeyim. Makedonya ve Makedonya dışında ister eğitim alanında, ister kültür, ister diplomasi alanında düzenlenen 100’ün üstünde panel, kongre, sempozyum ve seminere katıldım.

Türkçe ders kitapların müellifiyim ve birçok konuda yayınlanmış ve hala yayınlanmamış makalelerim vardır. İngilizce ve Fransısca dillerini konuşurum.

Akan Abdula (makturk.com):Birazcık daha eskilere gitsek mi? Köklü Üsküplü bir ailenin üyesisiniz. Türk davasına hizmet sizinle başlamadı ailenizde, bu çok daha eskilere dayanıyor. Babanızdan, ailenizden bahseder misiniz?

Zerin Abaz: Babam merhum Hacı Bedri efendi Üsküp doğumlu,Mısırın ad yapmış Elahzar Üniversitesi mezunu, Milli marşımızın yazarı Mehmed Akif Ersoy’un öğrencisi. Osmanlıca ve edebiyat derslerini Mehmed Akif Ersoy’dan almıştır. Elahzar dönüşü Kral Aleksandar ve İsa Bey medreselerinde Arap dili ve edebiyatı, Türkçe ve Osmanlıca derslerini vermiştir. Daha sonra eğitim müffetişi, 1946 yılında Tefeyyüz’de din dersi öğretmeni, din dersi kesilince de bir dönem işsiz kalıyor. Türkiye’ye göç etmeye hazırlanırken 1954 yılında Makedonya Diyanet işleri başkanı görevine tayin ediliyor ve bu görevde ölümüne kadar kalıyor.

Annem Hacı Behice Hanım, İstanbul Fatih medresesi mezunu olan Ohri Müftüsü Raşid efendinin kızıdır. 1940 yılında Üsküp’e gelin gelir. Savaş sonrası bir dönem kadınlara okuma yazma öğretme kurslarında öğretmenlik yapar.

Akan Abdula (makturk.com): Zerin ABAZ son dönemlerde siyasetçi kimliğiyle öne çıkıyor ancak siz herşeyden önce bir eğitimcisiniz. Tefeyyüz’ü, öğrencileri, öğretmenleri, eğitimi özlüyor musunuz?

Zerin Abaz: Benim ilk göz ağrım olan Tefeyyüz okulunda okudum ve çalışma hayatıma ilk olarak 1982 Tefeyyüz’de başladım. O dönem Makedon ve Arnavut sınıfları da vardı. Pedagog olduğum için test ve kayıt işlemlerini ben yapıyordum ve hemen o okuma yılı Tefeyyüz’de 60 öğrenciden 120 öğrenciyi kayıt yapıp 4 Türkçe sınıf açtırdım ve yıllarca bu böyle devam etti. Makedonca sınıfları öğrenci yetersizligi yüzünden kapandı. Arnavut sınıflarında da öğrencilerin çoğu Tefeyyüz’ün yakınında olan Liriya okuluna gittikleri için o sınıflarda da öğrenci sayısında büyük düşüş kaydedildi ve sınıflarda azalma oldu. Tefeyyüz’ü, öğretmen arkadaşlarımı, öğrencilerimin cıvıl cıvıl seslerini çok özlüyorum. Özel hayatımdaki bazı sıkıntılarımı o öğretmen arkadaşlarımla paylaştım. O çok sevdiğim öğrencilerimin sayesinde o sıkıntılarımı hatta unuttum bile diyebilirim. Hepsini çok seviyorum. Ancak ben hem öğretmen arkadaşlarımla hemde öğrencilerle devamlı temas halindeyim. Türk öğrencileri özellikle Tefeyyüz öğrencileri hangi sorunlarla karşılaşırlarsa bana gelip benden yardım araralar, ben de kendilerine edebildiğim kadar yardım etmeye çalışıyorum. Demek oluyor ki Türk Eğitimine hizmetlerim devam ediyor. Yani diplomasideyim ama eğitimde hizmetlerim devam ediyor. Zaten partide Eğitim komisyonu başkanıyım. Diplomaside çok güzel, farklı insanlar, farklı ülkeler, farklı kültürlerle tanışıyorsunuz. Bu çok çekici, ancak okadar da sorumluluğu olan bir kurum, malumunuz Dışişleri Bakanlığı. Bu ortama uyum sağladım, mesai arkadaşlarım tarafından sevilen bir isim olmayı başardım. Tıpkı Tefeyyüz’de ki gibi. Biliyorsunuz, 1994 yılında Vardar gazetesinde hizmetlerim sonucu gazetecimiz Saadet Nebi tarafından “Tefeyyüz’ün hanım ağası” olarak tanımlanmıştım. Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde Türkiye’li okutman olarak çalışan arkadaşımız Çiğdem Ülker tarafından Birlik gazetesinde “Tefeyyüz’ün Yıldız Çiçeği” olarak tanımlanmıştım. Ünlü yazarımız İlhami Emin iki defa Zaman gazetesinde Makedonya’da Türklüğe hizmet edenler arasında benim ismimi zikretmişti.

Akan Abdula (makturk.com): Tefeyyüz’dan bahsetmişken hemen araya bir soru girsek mi? Teffeyüz’ün binası ile ilgili çok sayıda dedikodu var. “Gitti, gidecek, elimizden alacaklar” diyenler var. Yıllardır bu kuruma hizmet veren biri ve hükümette ortak partinizin bir yetkilisi olarak, ilk ağızdan duymak isteriz. Tefeyyüz binası emin ellerde mi?

Zerin Abaz: Tefeyyüz’ün başında şu anda genç, çalışkan milli şuuru yüksek, çok iyi eğitim almış bir müdür var. Tefeyyüz’ün binasının elden gitmesini ne müdür ne de iktidar ortağı olan Türk Demokratik Partisi müsade eder.

Akan Abdula (makturk.com): Tefeyyüz’ü Tefeyyüz yapan elbetteki binası değil, öğrencileridir. Türkçe eğitim olmasına rağmen, gelecek kaygılarıyla, çocuklarını Arnavutça veya Makedonca eğitime veren anne babalar hakkında ne düşünüyorsunuz, kendileriyle konuşabilme imkanınız olsa, ne derdiniz?

Zerin Abaz: Öğrenci sayısında düşüş var. Bu genelde diğer milletlerde de görülmekte. Bu doğum oranındaki azalmadan kaynaklanan bir durum. Tefeyyüz’de çocuklarını Arnavutça’ya veren veliler yok ancak Makedonca’ya veren veliler var. Onlarla edebildiğimiz kadar konuşuyoruz. Tefeyyüz’ün müdürü Sayın Gönül Bayraktar uzakta oturan çocukları Tefeyyüz’e kazandırmak için minibüs kiraladı. Böylece uzak semtlerde oturan çocuklar Tefeyyüz okuluna gelmeye başladı.Bu öğrenci sorunun aşılması doğrultusunda Teffeyüz öğretmenlerine de görev düşüyor. Bence öğretmenlerin bu konuda daha aktiv rol almaları gerekmektedir.

Akan Abdula (makturk.com): Tefeyyüz’den bahsetmişken, Üsküp Tiyatrosu, Türkçe Televizyon ve Radyo yayınlarıından bahsetmemek olmaz? Sizce ne olacak bu kültür ve medya emekçilerimizin hali?

Zerin Abaz: 2002-2006 yılına kadar MTV’de reformlar yapıldı ancak işyerlerinin azaltılması sorunu yaşanmadı. 2006-2008 yıllarında reformlar devam etti ve işyerlerin azalması sorunu yaşandı. Makedonya Cumhuriyeti meclisine MTV tarafından gönderilen yeni sistematizasyon belgelerinde Televizyonda 5, Radyoda sadece 7 işyeri öngörülmüştü.

TDP Genel Başkanı ve milletvekilleri devreye girip MTV’nin İcra müdürü ve yönetim kurulu başkanıyla görüştü. Devamında MTV konsey üyesi olan Atilla Klinçe’nin de gayretleriyle bu teklif durduruldu. Bugün Televizyonda 16, radyoda 17 kişi çalışıyor.

Bu rakam her nekadar memnun edici değilsede Makedonya meclisine gönderilen sayıdan iki misli daha üstündür. Bu kadroların azalmaması TDP’nin muhalefette olmasına rağmen Parlamentodaki TDP milletvekillerinin başarısıdır.

Yine o dönem Türk Tiyatrosu’nun proje durdurulması ve yeni bir alternativin bulunmaması TDP’nin sert tepkilerine neden olmuştur. İster TDP ister MATUSİTEB bu sorunla ilgili panel ve seminer düzenleyip bu sorunu gündeme getirdiler. Seçimler sonrası hükümet ortağı olan TDP özellikle Devlet bakanı Hadi Nezir bunu gündeme getirdi ve bu sorun bakanlar kurulunda tartışıldı. Kültür Bakanı projenin devamını onayladı. Şimdi uluslararası ihale açıldı. İhalede kim en uygun şartları sunacaksa, inşaatini o yapacak ve 2010 yılında inşallah Türk tiyatrosu hakettiği mekana kavuşmuş olacak.

Akan Abdula (makturk.com): Şimdi birazcık güncel görevlerinizle ilgili soru sormak isterim. TDP’nin bir yöneticisi, herşeyden önce bir kadın yöneticisi olarak, hükümette bulunduğunuz bu dönemde öncelikleriniz ne olacak?

Zerin Abaz: Malumunuz TDP 6 yıl içerisinde en büyük hizmeti Makedonya’da Türk eğitimi doğrultusundadır. Hemen hemen her bölgesinde Türkçe okullar açtı. Ancak bu sefer kadro sorunlarıyla karşılaşıyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki dönem kadro sorununu ve çok büyük bir problem olan kitap sorununu halletmek. Seçim yasasında daha küçük etnik topluluklara garantili yerler sağlamak, Tarih ve Kültür eserlerin otantikliğini korumak ve Kurşunlu Han’da Türk Kültür merkezinin açılması ana hedeflerimizdir.

Akan Abdula (makturk.com): Bundan 10 yıl öncesine göre, şu anda siyasi ya da kültürel olarak Makedonya Türklerinin durumunda, Türk Demokratik Partisi’nde, ya da sizde bir farklılık, iyiye ya da kötüye doğru bir gidiş var mı? Son seçimlerde TDP oyunu artırdı mı?

Zerin Abaz: 2002 yılından bu yana Parlamentoda üç kez milletvekiliyle temsil ediliyoruz. 2002’de iki milletvekiliyle, son dönem +1 milletvekili ve hükümette yer aldık, 2006 yılında. iki milletvekiliyle, 2008 erken seçimler sonucu parlamentoda bir milletvekili 1 bakan ve hükümet ortağı.

2002 -2008 yılları arasında pasaport ve kimlik belgelerinde kendi ana dilini kullanmak. 21 Aralık Makedonya Türkleri’ne milli bayramın kazandırılması çok büyük bir başarıdır. Belki de balkanlarda sadece Makedonya Türkleri böyle bir milli bayrama sahip oldu..

Azınlıkların haklarını savunacak ajansın kurulması, 200m2’lik bir mekanın satın alınması. Makedonya’da kendi mekanı olan sadece 4 siyasi parti vardı, 5’cisi de TDP oldu.

Eğitim alanında Makedonya’da Türkçelerini unutmuş soydaşlarımıza Türk dilinde okullar açtık. Koliçan Kırçova, Plasnica. Jupa’da 5-8, Debre’de lise, Radoviş’te lise, Üskup’te iktisad lisesi, Yosip Broz lisesinde birer ek sınıf ,ve diğer bölgelerde Türkçe sınıflar, anaokullar ve çocuk yuvaları açtık.

Bunlarin sayısı 60’ın üstündedir. Bu okul, anaokul ve yuvaların açılması, yeni işyerlerin açılmasınıda sağlamış oldu.

Bu dönem içinde TDP çok yoğun faaliyetelerde bulundu. 2002 Parlamenter seçimler 2003‘de olağanüstü kurultay, 2004 Cumhurbaşkanlığı seçimleri, ayni yıl 6’cı olağan kurultayı, 2005 yerel seçimleri, 2006 Gençlik kolları kurultayı, yine aynı yıl parlamenter seçimler, 2007’de 21 Aralık Matusiteb ile birlikte milli bayramın kutlanması, 2008 erken seçimleri, 7 Ekim Gençlik kolları kurultayı. İki kasim 2008 7’ci kurultay hazırlıklarını yapıyoruz. Gördüğünüz gibi TDP yoğun faaliyetlerine devam ediyor.

TDP şimdiki dönem mi yoksa önceki dönemi daha başarılı öncelikle eski döneme bir bakın o dönem neler yapılmış değerlendirin ve yorumunu siz yapın.

Akan Abdula (makturk.com): Kenan Hasip’in 4. kez milletvekili olmasıyla ilgili fikrinizi öğrenebilir miyim? Kendisinin yerini doldurabilecek, vekil olacak başka bir Türk yok mudur?

Zerin Abaz: 1994 yılındaki parlamenter seçimlerde Dr. Kenan Hasip TDP üyesi degilken o dönem TDP’nin üst düzey görevlileri Kenan Hasip’i milletvekili olması için davet etti ve 19 seçim biriminde %28 Türk seçmenin dışında diğer halklarında özellikle Makedonların oyunu alarak milletvekili secildi. O da herhalde Doktor olmasının verdiği otoriteden kaynaklanmış olmalı.

2002 yılında Sayın Erdoğan Saraç’ın istifası sonucu başta Maksut Ali olarak birkaç yönetim kurulu üyesinin ısrarları üzere başkanlık görevine getirildi. Dr.Kenan Hasip’in 2002 yılında milletvekili, 2006’da milletvekili ve hemen 2 yıl sonra 2008 erken seçime giden Makedonya, Kenan Hasip’in yeniden milletvekili olmasını sağladı. Dr.Kenan Hasip’in birkaç kez milletvekili olması onun Genel Başkan olması mahiyetindedir. Ve bu çok doğaldır. Bir partinin genel başkanı olan ancak kendisi değilde milletvekili başka birisinin olduğu istisna bir parti var midir? Bir partinin genel başkanı milletvekili olunca görüşmelerde, anlaşmalarda daha güçlü bir pozisyona sahiptir.. Milletvekili sıfatı yasama organlarında onun siyasi gücünü artırmış olur. Onun için bu gibi tartismalar çok mantıksız..

Akan Abdula (makturk.com): TDP’ye Üsküp aydınları tarafından iletilen en büyük eleştirilerden biri, bölgeselcilikten kurtulamadığı oluyor. Gostivar ve Raptiştah çizgisi hep dominant deniyor. Bu eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Zerin Abaz: 2002 yıli öncesi TDP’nin Genel Başkanı Gostivar’dan ,Başkan yardımcısı Raptiştah, GF başkanı Gostivar’dan ve Genel Sekreter Zdunye’dendi.

2002’de Genel Başkan Raptiştah, Başkan Yardımcısı Üsküp, Genel Sekreter Üsküp ve GF Başkanı Üsküp’ten oldu.. Diğer dağılımlar Milletvekili Gostivar, Bakan Zdunye, Bakanvekvekili Ohri, kısa dönem milletvekili Üsküp, Kültür Bakanlığı dahilinde Etnik azınlıkları kültürünü geliştirme dairesi müdüru Üskup, Halk Bankasında başmufettiş Üsküp, Tarım Bakanlığında tarım fonu müdür yardımcısı İştip, Anayasa mahkemesinde üye Resne, Cumhuryet Hakemler konseyinde üye Kırçova. Dağılıma bir bakilirsa 2002’den bu yana iyiye doğru giden bir gelişme görülmektedir. Muhakkak bunun devamı olacaktır.

Akan Abdula (makturk.com): Geçen bu 10 yolda, davanın “tek adam” zihniyetiyle yönetilecek kadar basit olmadığını herkes kavradı umarım. Davaya eğitim ve kültür kurumları, sivil toplum örgütleri, medya da katılacak ki, dava dava olsun. Ama görüyoruz ki aydınlarımızı saymaya kalksak, iki elin parmaklarını bile geçmiyor? Çoğunun sesi çıkmıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz? Kendilerinin inisiyatif almamasına mı, yoksa kendilerine inisiyatif verilmemesine mi? İnisiyatif verme konusunda TDP neler yaptı, neler yapıyor? Gençlere yeterince inisiyatif, fikir paylaşma, uygulama olanağı sağlıyor mu partiniz?

Zerin Abaz: TDP’nin yapısını tanımayan insanlar ve çevreler böyle sorular ortaya atar. Merkez mecliste, Merkez yönetimde, şubelerde %20 üstünde genç kadrolar gerekir TDP’nin organlarında bu sayı %40’ın üstündedir.Özellikle entel kadroların, gençlerin ve kadınların yer almasına önem verildi ve bu konuda büyük bir ilerleme kaydedildi. İster genel çapta ister şubelerde Üniversiteli gençler ve bayanlar yer alıyor. Tabii entel kadrolarımızın hepsi siyasetle uğraşmak istemiyor. Çogu Sivil Toplum Teşkilatlarında yer alıyor. Türk Demokratik Partisi bütün tekliflere, inisiyatiflere açıktır, bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Akan Abdula (makturk.com): Şahsi fikrime göre, son seçimlerin mağlubu THP oldu. Sizce THP’nin bundan sonra izleyeceği yol nedir. THP destekçilerine karşı TDP’nin tavrı ne olacaktır. Özellikle bürokraside görev alan THP’liler ile ilgili tavır ne olacaktır?

Zerin Abaz: Diğer partilerde bu dönem ne olacak o bizi bağlamaz.

Biliyorsunuz bir parti iktidara geldiğinde kadro değişimi yapılır, o doğaldır. O da sadece yönetici kadrolarda yapılır.

Diğer kadrolar ister A parti, ister C parti olsun onlarla TDP uğraşmaz.

Akan Abdula (makturk.com): Daha da güncel mevzuları sormak isteriz. Şu anda TDP’nin içinde çok güçlü bir muhalefet çizgisi var. Kendilerine karşı, sürekli “bizi yıpratmaya çalışanlar var” yaklaşımı sergiliyor TDP tarafından. TDP güncel yönetimi hiç mi hata yapmaz, muhalefet hep kötü niyetli midir? Eğer öyleyse, kim bu “sizi” yıpratmaya çalışanlar? Neden yıpratmak istiyorlar?

Zerin Abaz: 2002 yılından bu yana Parlamentoda temsilde devamlılık sağlayan ve iki dönem Hükumette yer alan bir partiyi yıpratmayi isteyen mutlaka çok olacak cünkü güclü bir Türk Partisi bazı dengeleri bozabilir.Bunu siyasette görmemek mümkün değil. Farklı görüşlere açığız fakat yıkıcı eleştirilere hangi siyaset mutfağından gelirse gelsin var gücümüzle karşı çıkacağız. Çünkü aramıza nifak sokmaya çalışan bazı siyasi güçler Türkler arasından kendine hizmet edecek birilerini bulabilir. İşte bizim bu tür insanlardan büyük sıkıntımız var. Dava yolundan ne ayrıldık ne de ayrılmaya niyetimiz var.

Akan Abdula (makturk.com): Son Üsküp şubesi seçimleri ile ilgili, ismini bile yazmaya cesaret edemeyen bir takım kişilerin yazdığı e-mailler dolanıyor internette. Bu hayli yakışıksız e-mailin birinde, sitemiz referans gösteriliyor. Bu bizi hayli rahatsız etmiş durumda. İlk ağızdan duymak isteriz, Üsküp şubesi seçimlerinde ne oldu? TDP’ye yöneltilen “Kenan Hasip’in kontrolünde, şubeyi hayli yetersiz/eğitimsiz kişilerin kontrolüne geçirdiler” eleştirileri hakkında ne düşünüyorsunuz?Bu söylenenler doğru mu?

Zerin Abaz: Üsküp Şubesi Başkanlığına 4 yıl önce arkadaşlarımın ısrarı üzere geldim.

9 kişilik yönetimi kurdum. Yönetimin 6’sı genç zamanında benim çok sevdiğim ve değer verdiğim ögrenclerdi.. Bugün onlardan biri başka bir isim altında internette beni ve meclise giren arkadaşları yalan yanlış sözlerele suçluyor. Kim olduğunu tahmin ediyordum ve tahminlerimde yanılmadım. Kim olduğu belli oldu. O gençlerden 2’si hariç diğerleri hiç ama hiç çalışmadı. Her toplantıda kavga ve kışkırtma. Gazi Baba , Çayır ve Merkez Belediyesinde şube açılma kararı alındı, sadece Gazi Baba şubesini görevlendirdiğimiz genç arkadaşımız görevini yerine getirdi. Diğerleri hiç ilgilenmedi bile. Parti yenileme kaydı için yine sadece iki genç ve meclisteki diğer arkadaşlar koştu, yine bu gençler gayret göstermedi.

Sadece kendileri imza atmış, ailelerinin tek bir imzası bile yok.Ancak o kişiler seçim günü kendilerine oy verilmesi için hem babalarını, hem kuzenlerini hem de kardeşlerini getirmişlerdi.21 Aralik milli bayram kutlamalariyla ilgili yine hiç biri koşmadı. Seçimlerin tarih belirlenmesi ve aleni olması teklifi şubeden geldi, ben sadece onların teklifine saygı duydum. Yeni üyeler geldi. Prosedüre uygun bir şekilde üyelikleri kabul edildi. Üye olmaya gelenlerin arasında Türk’ten başka milliyete mensup olan tek bir kişi bile yoktu. Büyük bir kalabalık vardı. Tabi onların arasında birçoğu eski TDP üyesiydi.

Üsküpteki seçimler demokrasi havası içinde geçti. Başka bir bölgede daha demokratik bir seçim yapıldığını sanmıyorum.

Bana karşı seviyesiz propaganda yapılmasına rağmen büyük bir oy oranıyla Üsküp şubesi meclisene seçildim. Bu firsattan faydalanarak bana oyunu veren Üsküp Türklerine sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum.

Ben Türkçüyüm, milliyetçiyim diyenler acaba Türklük için ne yaptılar? Sadece “ben Türküm, Türkçüyüm” demek yetmiyor, maalesef yetmiyor.

Bana gelince, bugün Koliçan Köyünde Türkçe konuşuluyorsa, Türkçe dilinde okul açıldıysa bunun mimarı bizzat benim. Hatırlarsın Akan’cim 1994 yılını. Sen o dönem öğrenciydin. Koliçan köyü çocukları okula Türkçe okumak için geldiklerinde onlara Tefeyyüz’ün kapılarını kim açtı. Boykot sırasında Tefeyyüz okulunda 3 gece yerlerde yatan velilere ve öğrencilere kim eşlik etti? Eğitim bakanının emirlerine kim karşı koydu ve buna benzer daha nice hizmetler nasıl oldu da bu kadar çabuk unutuldu?

Son dört yılda ben TDP Üsküp başkanıyken Koliçan’da Türkçe okul, Türk dilinde iktisad okulu, Türk dilinde yuva, Yosip Broz lisesinde 1’er ek sınıf kuruldu. Bunların yanısıra işyerleri açıldı. Bunlar dört sene içinde sadece Üsküp’te eğitim alanında yapılan hizmet ve faaliyetler. Diğer faaliyetleri saymaya kalksam yer kalmaz. Peki bunlar hepsi hiçe sayılıyor. Efendim, neden Üsküp meclisine Ali seçilmiş, Veli seçilmemiş. Sonuç itibariyle her ikiside Üsküplü ve Türk. Ama sorun şu ki, şahsi çikar ve benlik davası olmuş herşey. Ben yoksam diğerleri niye olsun davasına dönmüş herşey.Ve adını bile yazmaya cesaret edemeyen kişilerin yalan dolan mektuplarıyla karalma kampanyaları..

Meclise eğitimsiz kadrolar girmiş diyorlar. Eh pes doğrusu! 29 Meclis üyesinden 21’i Üniversite ve üstü.

Bunlardan 8’i kadın. Kadınların mesleklerine gelince, biri bilim doktoru, disişleri bakanlığında görevli. Biri diş hekimi, sağlık bakanlığında görevli. Biri hukukçu, çalışma ve sosyal bakanlığında görevli. Biri yargıç, Halk Bankası başmüfettişi. Biri ingilizce öğretmeni, Tefeyyüz’de görevli. Biri Türk dili ve edebiyati mezunu, Hisar Turizm’de çalışıyor. Biri coğrafya yükseklisansı mezunu, hükümette müşavir. Biri Türk dili ve edebiyati mezunu, gazeteci.

Seçilen beylere gelince. Biri Tefeyyüz okulunun müdüru. Biri Türk Tiyatrosu müdürü. Biri işadamı ve Matib başkanı. Biri Köprü Derneği eski başkanı. Biri Kültür Bakanlığında müdür. Biri Tıp doktoru ve Tıp fakultesinde öğretim üyesi. Biri beden öğretmeni ve Tefeyyüz’de görevli. Biri koordinatör ve Devlet Bakanı Hadi Nezir’in kabinesinde görevli. Biri polis akademisi mezunu ve içişleri bakanlığında görevli. Biri Türk dili ve edebiyati mezunu ve bir kamu şirketinde görevli. Biri Türk dili ve edebiyatı mezunu ve işadamı. Biri hukuk fakultesi öğrencisi. Biri Elektrik idaresi kurumunda memur.Biri uluslararası ilişkiler mezunu ve maliye bakanlığında görevli.

Acaba Makedonya’nın hangi şubesinde bu kadar eğitimli kadrolar yer alıyor? Ya da zamanında yer almış? TDPnin bütün organlarında %20’si kadın %20’si de genç kadrolardan oluşması gerekir. Üsküp şubesinde yer alan meclis üyelerinin %30 u kadın ve %70’i de genç kadrolardan oluşmaktadır. Üsküp şubesi başkanı 28 yaşında üniversite mezunu ve master öğrencisi. Internette karalama yazısını yazan kişiyi ben sadece ve sadece Allah’a havale ediyorum.,

Akan Abdula (makturk.com): Üsküp şubesi yıllardır sorunlu. Partinin ilk kuruluşundan beri bu böyle. TDP’nin Saraç sonrası yönetiminin ilk dönemlerinde sakinleşti derken, yeniden aynı noktaya dönüldü? Değişim vaatleri sizce yerine getirildi mi?

Zerin Abaz: Değişim vaatleri fazlasıyla yerine getirildi. Şu anda şube pırıl pırıl kadrolara sahip. Üsküp bu gibi kadrolarla daha çok başarılara imza atar.

Akan Abdula (makturk.com): Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz? TDP'de daha da aktif politika güdeceğinizi söyleyebilir miyiz? Yeni görevlere talip olacak mısınız?

Zerin Abaz: Ben dava insanıyım. Bana hangi görev verilirse verilsin, şimdiye kadar olduğu gibi yerine getiremeye hazırım.Önümüzdeki dört yıl içinde profesyonel projemizi çevreleyip tamamlayacagız ve TDP diğer güclu partiler arasında yerini alacaktır.

Akan Abdula (makturk.com): Sizce siyasal ve soysal açıdan gelecekte Makedonya Türk gençlerini neler bekliyor?

Zerin Abaz: Güçlü bir parti olan Türk Demokratik Partisinin içinde siyaset yaparlarsa siyasal açıdan parlak bir gelecek bekliyor demektir kendilerini.

Akan Abdula (makturk.com): Gençlik kollarınızda özellikle TDP Gençlik forumunda olanlar çok tatsız. Dondurulmuş bir görev sözkonususydu. Bir görevi dondurmak ne anlama gelir?Sonra kurultay oldu. GF’nin bugünkü faaliyetlerini nasıl değerlendirirsiniz? Geleceği ne olacak?

Zerin Abaz: GF nin başkanı benim teklifim hatta ısrarlarım üzerine o görevi kabul etti. Ve açıkçası ilk dönem çok çalıştı ve çok başarı elde etti. Ancak parlamenter seçimler sonrası pasifleşti ve başkalarin fikirlerine ve yönlendirmelerine uyarak muhalefet yapmaya başladı. Türk dünyasi gençlik kurultayında gençler arasında da büyük tartışmalar olunca, GF şubelerinden gelen imzalar sonucu önce GF Başkanlığı donduruldu, kurultay yapılıncada, GF başkanlığını kaybetti..

Akan Abdula (makturk.com): Son siyasi sorumu soruyorum, söz!Hep Anavatan burdaki evlatlarını unutuyor eleştirisi yapılır? İlk ağızdan duyalım, Anavatanımızın ilgisi nasıl Rumeli Türklerine?

Zerin Abaz: Ben Anavatan buradaki evlatlarını unuttu eleştirisiyle hemfikir değilim.1993 yılından bu yana Rumeli’den binlerce çocuk sadece TC burslusu olarak Türkiye’de öğrenim gördü ve görüyor, bunun yanısıra “TİKA” buradaki Türkler’e eğitim, kültür ve diğer alanlarda her nevi yardımlarını sunuyor. TC Büyükelçiliğimizin okullarımıza dağıttığı bilgisayar ve her nevi görsel araçlar v.s. gibi yardımlar Anavatanın buradaki evlatlarıyla çok yakından ilgilendiğinin göstergesidir.

Akan Abdula (makturk.com): Siyaset dışında, kişi olarak nasıl birisisiniz? Sizi siz yapan nedir?

Zerin Abaz: Siyaset dışında, çocuklarıma, aileme bağlı, kitab okumayı, seyahat etmeyi, televizyon seyretmeyi, dostlarımla görüşüp dosthane sohbet etmeyi, seven biriyim. Beni ben yapan mücadeleciliğim, yardımseverliğim ve en önemlisi Türklük şuurumdur.

Akan Abdula (makturk.com): Bu yoğun gündeminiz içinde bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz!

Zerin Abaz: Ben teşekkür ederim, başarılar dilerim.

 

 
  balkonoloji-niyazi akkılıç
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  niyaziye göre zaman tamamdır.
  Reklam
  ATATÜRK SÖZLERİ
Bugün Kurban Bayramı, kurbanlar kesilecek sevap niyetiyle etler dağıtılacak herkese. Yürekler bir olacak gönüllere kilitlenecek. Gökler rahmet bereketiyle yağmurlar boşaltacak yeryüzüne. Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. Hepimizin Kurban Bayramı kutlu olsun. İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy

www.htmlmekani.tr.gg
FİKRİ HÜR, İRFANI HÜR VİJDANI HÜR ,BİREYLER OLMALIYIZ. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK AKLIN VE BİLİMİN ÖNCÜLÜGÜNDE TÜRK KÜLTÜRÜNÜ ÇAGDAŞ UYGARLIK DÜZEYİ ÜZERİNDE OLMASI VE GELİŞMESİDİR. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ULUSLARA EGEMENLİK -FERTLERE ÖZGÜRLÜK! BALKANOLOJİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ÇAGRI BALKANOLOJİ Merkezinin ilk kurma kararını toplantısı25 Mayıs1988 yılı Toplantı yeri Kartagümrük/Fatih-İstanbul Adesinde kararlaştırılarak Balkanlarda Türk Kültürünü Araştırma ve Tanıtma Dernegi olarak kurulmuştu.Lakin Dernek Üc yıl sonra 1991 yılında maddi olanaksızlıklar Tarafından kapandı. Bu duruma meydan vermemek için ve Balkanlardaki Kültür, Dil, Mimari Tarih EGİTİM, Edebiyat ve Sanat kıyımına tahamül edemeyen sayın NİYAZİ AKKILIÇ-İSTANBUL/Gaziosmanpaşa Merkezinde ÖZEL kurduğu, BALKANOLOJİ ARAŞTIRMALARI Merkezi Salih paşa caddesiN.14. adresinde Altaylardan Tunaya Darneginin catısı altındadır.Kurucular ve üye. 1.-NİYAZİ AKKILIÇ Başkan Emekli Memur. 2.İDRİZ KAHRAMAN Başkan Yardımcısı Gazeteci ve Emekli. 3.MELEK TABAK ALTAY TUNA Dernegi Sekreteri 4.NİZAMİ ALPER AKKILIÇ Kurucu üye-öğrençi. 5.HÜSNÜ ZAKİR-ÖĞRETMEN Kurucu üye Bulgaristan BALKANOLOJİNİN BAŞLIÇA AMACI Niyazi Akkılıçın 40 yı boyunça topladığı 600 yıllık eski kitaplar, belgeleri, süreli yayınlardaki Balkan haberleri, belgeleri, resimleri korumak Mimari Türk-İslam İzlerini ve Mirasımızı araştırmak ve Tanıtmak ENVANTERİNİ VE Arşivini düzenlemek, kültürel eserlerimizi itinalı bir şekilde deizmek, restore ettirmek, Araştırmacıları, Uzmanların hızmetine sunmak, Katoloklar ve kitaplar hazırlamak Radyo ve Televizyon gazete ve Dergi, gibi duysal görsel, yazısal, yayın araçları ile ülke ve BalkaN Türk Dünyasının Tarihi kültürel sanat varlığını DİĞER Ülkelere ve Dış Dünyamıza tanıtmak için Sergiler, Paneller, Konferanslar düzenlemek ve İnsanların Dikkatine Hızmet ve tanıtımına sunmaktır.BU NEDENLE tarihimizdenen bu ğüne kadar Balkan Ülkelerinden Anavatan Türkiyemize Göç ETMİŞ Bulunan Balkan-Rummeli Göçmen Vatandaşı Türk ve Müslüman vatandaşlarımızın ellerindeki kültürel Tarihi BİLGİLERİ-Resimleri,tapu, evlilik, gazete- matbuat,broşür,kitap, vesika gazete, dergi, okul şahadetnamesi v.s. herne varsa bildirmeleri içi ÇAGRIDA BULUNMAKTAYIZ. Bu Çagrı aynen Balkanlarda yaşayan Türk ve Müslüman kardeşlerimiz içinde geçerli olup gereken ilgiyi Balkanoloji Araştırmaları Merkezine göstermelerini beklemekteyiz.Bu Çagrı Balkanlarda zor kalan Türkçemizin ve Tüm ECDADIMIZIN, SİZLERE HİTABEN KUTSAL ÇAGRISIDIR. Bu Çagrı ecdat yadiğarı yıkılan, yakılan,kırılan, yok olan, ayni zamanda ayakta dimdik kalmayı saglayan ben varım diyen Camilerimiz, Mescitlerimiz, Saat KULELERİMİZ, Çeşmelerimiz, Tarihi Türk evleri, konakları, Sarayları, köşkleri, pınarları, hastaneleri, demiryoları istasyonları, kütüphaneleri, Çiftlikleri, v.s. her adım başı Türklük kokan Tarihi kültür sanat eserlerimizin tanıtım ve araştırılmadsı için Han Vhamamlarımız, dag, tepe, bag, bahçe, tarlalarımız, okul ve Dükkanlar, arölyeler, işlikler, fabrikalar Osmanlıda bvu ğüne kadar her nr varsa hepsinin bildirilmesi için bu merkeze baş vurmanızı ve irtibata geçmenizi bekleriz. niyaziakkilic@hotmail.com http./balkanolojicom.tr.gg../ Tel.+905357910694 Veya Altay Tuna Göç Dernegi-Balkanoloji Araştırma Merkezibaşkanlığı. Salihpaşa cad.N.14/K.5.. Berec-Gaziosmanpaşa/İstanbul. Adresine bekleriz. Güzel Anadolumuzda hür ve Müsatakil /bagımsız/ yaşamak için Balkanları-Rumelliyi unutamayız. Rumeliyi –Balkanları unutmak Kendimizi inkara çalışmaktır.Bizler kültür hazinesinin bireyleri olarak, Ulusumuzun gencinden yaşlısına kadar, memur, köylü, işçi, şair, yazar, Cumhurbaşkanından Başbakanına kadar Millet vekilleri, gazeteci, televizyoncu, yayıncı, üniversite öğretim üyeleri, Bakanlarımız ve Bilim adamlarımız Aydınlarımız ve öğretmenlerimize kadar dernekçilerimize yedisinden yetmişine kadar hepimize BÜTÜN Balkan kökenli ve Anadolu olan hepimize çandan yalvarıyoruz ve çağrıyoruz. Geliniz Balkanolojide3 Buluşalım.Sizler bizlere sahip çıkarsanız bizlerde dünya durdukça yaşamaya devam edeçegiz.BNoşuna öşmedi bu kadar insan. Boş yere akmadı oluk oluk kan. Kalk artık ulusum. Kalk artık uya. Yalvarıyoruz. Yalvaruyoruz. Sözde sizlerin sazda sizlerin. Madi ve Manevi yardemlarınızı bekleyoruz.Çünkü bizleri BNalkanlarda Binlerce köy, şehir samanlıklarında, tavanlarında, sandık köşelerindeki, hatta kömürlüklerdeki çöplüklerdeki onları ateşlerden topşlayarak farelerin kemirmesinden, örümçek aglarıdan kurtararak 10 BİNLERCE VE 100BİNLERCE DOLAYINI BULABILECEK KÜLTÜR TARİH İNÇİSİNİ İstanbul ilinin Gaziosmanpaşa ilçesinin Salih paşa Sokagı N.14. K.5. Berec ADRESİNE Balkanoloji Araştırmaları Balkan Türklerinin abide Şahsiyeti sayın Araştırmacı BaşkanNİYAZİ AKKILIÇ Beye göndermenizi bekler candan teşekür etmeyide bir borc biliriz. Unutma ve şu mısralarıda hatırlayalım. Boşuna akmadı bunça kan Boşuna ölmedi bu kadar insan, Boş yere akmadı oluk oluk kan. Kalk artık ulusum , kalk arttık uyan. Balkanoloji başkanı Niyazi AKKILIÇ DİYORKİ,Balkanlardaki Türk Kültürünü varlığını araştırmak, bulmak, tanıtmakl, yaymak ve yaşatmak her Türkün en Kutsal görevidir. Eger Milletleri bir ulu Meşe AGACINA BENZETİRSEK BU AGAÇ MUHTAC OLDUĞU NEMİ GEÇMİŞTEN ALIR VE O SAYEDE İSTİKBALE/GELECEGE/ KÖK SALAR.Atalarımızın bıraktığı Tarihi Kültürel eserler Gelecegimizin en büyük teminatıdır.. /güvencesidir/Onları yok olmaktan kurtarmak bizim birinci görevimizdir. İşte bunun Çagrısını AnaDOLU Türküne ve Balkan Türklerine içtenlikle yaparak bu göreve bir nebze olsun yardımlarını beklemekteyiz. Saygı ve selamlarımızla Balkanoloji Araştırma Merkezi başkanı Niyazi Akkılıç-İstanbul. İrtiat. niyaziakkilic@hotmail.com. http./balkanolojicom.tr.gg./ http/hurbalkancom.tr.gg./ Tel.+905357910694. Salihpaşa cad.N.14. Gaziosmanpaşa/İSTANBUL. HÜRMET VE SAGI DOLU SELAMLARIMIZLA. Balkan Türklerini catımıza haberlerini ve desteklerini bekleyoruz. BALKANOLOJİ BAŞKANI-Niyazi Akkılıç-istanbul.
  TÜRK TARİHİNDE ÜÇ ATA
OĞUZ ATA ,KORKUT ATA KEMAL ATA 1:OĞUZ ATANIN İLİ BİZİM ORTAK İLİMİZ. 2:KORKUT ATANIN DİLİ ,BİZİM ORTAK İLİMİZ 3:BİZİM ORTAK YOLUMUZ
Osmanlıda Giyinim

sitene ekle

Myspace Graphics
  DELİORMAN TÜRKLERİNE
BALKAN TÜRK VARLIGINA DOGRU YOLU GÖSTERECEK ÇOBAN YILDIZIBİR ÜMİD VEİMAN GÜNEŞİ HALİNDE DOĞARAK YÜKSELMİŞTİR.DELİORMAN TÜRKLERİ İÇİN TEKYOL DEMOKRASİDİR-ZAFERDİR-ADALETİR.BU ZAFER ÖZGÜRLÜĞÜN TEK YOLUDUR.KABUL ETMELİYİZ.
NİYAZİ AKKILIÇ

BALKONOLOJİ ARAŞTIRMASINDAN ÖZETLER
BULGARİSTANDA TÜRKLÜK MÜÇADELESİ
Balkanoloji araştırma merkezi başkanlığı olarak özetlemek istersek,Altaylardan Tunaya
Göçmenler Dernegi ve onun rehberliğinde yörütülen Balkan dil, kültür, Tarih, Mimari Egitim, Edebiyat v.s. Araştırmalarımız Balkanoloji Araştırma Merkezi adı altında Başkan
Niyazi Akkılıç yönetiminde Balkan-RumelliTürk kültür varlıklarının Mirasını araştırmak ve tanıtmak plan ve projeli uygulamalarlan arşiv ve Eanvanterini çıkarıp Balkan Türklerine sunabilmektir. Başlıçada genel amacımız bu yönde yapılan çalışmalardır.
Balkanoloji Merkezinin bu yönde yürüttüğü araştırma ve çalışmaları destekleyen Ana DOLU Türkleri VE Balkanlardaki TÜRKLER VE Göç etmiş bulunan Balkanlı aydınlarımızın bu konuda BALKANOLOJİ olarak açık ve net olarak her Türkün – her bir AYDIN KİŞİNİN öğretim üyesi veya gazeteci – Tarihçi kim neler Balkanlar ile ilgili neler bilirseler, bize fikir ve düşünçelerini hiç sakınmadan bildirmelerini içabında kendi özel fikir ve düşünçelerinide sunarak katkı ve desteklerini ve bizimle birlikte yer almalarını bir Balkanlı Türkü olarak beklemekteyiz. Emai,l. niyaziakkilic@hotmail.com. http./balkanolojicom.tr.gg./ http./hurbalkancom.tr.gg../ +905357910694 olarak arayabilir ve iletişim kurabiliriz.Muhterem Balkanlı Türkleri-Bizler yani atalarımız Balkanlara-Anadoludan gelen ve göç eden yürük Türkmen Türkleridir.
Balkanolojinin başlıça genel amacıda önçelikle Balkanlardan Anavatan Türkiyemize göç gelmiş olan Balkan Türklerinle ve Oralarda kalan akrabalarımızla balkanlı türklerlen kültürel, sosyal, Tarihsel baglarımızın derin köklerini araştırmak tanıtmak ve yaşatmak için yerliyerinde bilimsel araştırmalar yapılarak Türk kültür tarih varlığını yeninesle daha iyi tanıtmak için bunuda belirli zamanlarda bizim olan ve yüreklerimizde ve beleklerimizde halen bizim bilinen Balkanları ve oradaKİ VE YAŞAYAN ÜÇBEYLERİ VE Türklerlen ilğili bilinen bütün haber ve bilgileri, hep berabercesine, Birlik- Beraberlik- Dirlik ve Dayanışma içersinde hepberaberçe kanımız çiğerimiz olarak paylaşmaktır. Bunun için Balkanoloji araştırma merkezi sizlerden düşünçe ve fikirlerinizden bu konuda katkılarınızı ivedilikle beklemekteyiz.BULGARİSTANDAN DÜNDEN BU GÜNE YAPILAN GÖÇLE
1878-80 Yılları1,000.000. kişi aile,
1880-1912 yılları440.000kişi ailr.
1912-1951yılları154.000kişiaile.
1951-1978 yılları130.000kişi aile
1978-1990 yılları345.000 kişi aile
1990-2000ylları185.000 kişi aile
Böylece Bulgaristandan Rus-Türk harbinden sonra başlayan ve 2000 yılına kadar süren 130 yıllık bir zaman içinde Bulgaristandan 2,254. 000 Türk ailesi göç ermiştir. BU göç ailelerini ortalama 3 kişi olarak hesap etsek 6.762.000 Türk bulgaristandan göç etmiş oluyor.
Bu ğüm yapılan Araştırmalara göre Balkanlardan GELEN Türk Göçmenlerinin sayısı Anadoluda 36575 850 kişi olarak biliniyor bu rakamın 18725250 si Bulgaristan kökenli olduğu amlaşılmaktadır.Bunun için Bulgaristan ve Türkiyede secimlerde yapılan ikili anlaşmalar bu konuda büyük rolü olmaktadır. Bulgarista HÖH-nin lideri olan sn. Ahmed Doğan için bu rakamlar Bulgaristan Türkleri için Barışın VE Daletin saglanmasında Demokrasinin genel unsurlarıdır.Unutmayalım ve devamlı kalplerimizden silinmeyen AZILI KOMUNİST Rejminin Mimarı Todor Jivkof döneminde Mestanlı meydanı basan taklar ve altında ölenler sonra benkovskide küçük Türkkanın Anakuçagında öldürülmesi ve yine HAK VE ÖZGÜRLÜK MÜÇADELESİ VEREN Niyazi İbrahimin oglu StaraZagora İLİNİN Rıjena/Hamursuz / köyünde boğzlanmadını babası Müslüman Pomak Türklerinin haklarını savunup müçadele verdiğinden öldürülerek tam g göç etmeside altı ay sonraya bırakılması ve baskıda bulunması nasıl unutulur. Bu iki küçük çoçuğun ölüm sonrası Analar ve Babalarda şehit edilmedimi, Birçokları Zındanlara gönderilmedimi, SÜRGÜNLERE Balenelere gönderilmedimi. Bütün Bulgaristan Türk aydınları, gazeteci, yazarı, doktoru v,s. Baskılara tabii olmadını. Zorla isimler degişmedimi, dil- din kültür ve Türkçemiz yasaklanmadımı hangisini sayalım okadar çok yasaklar vardıki. Bütün bunlar nasıl unutulur.
Bulgarlaştırma ve soykırımı için yapılan katliamlı baskıları zulmün pençesinden kurtulmak için Binlerce Şehitimizin akan Sıçak kanları için onları yad etmek savunmak için davaya milli şuurla destek verenler BELENE SÜRGÜNÇÜLERİ VE Cezaevi mahkümları v.s. her bir tutuklu ve zulum gören Türkler ve Müslümanlar kendi milli yapılarınla ve Milliyetçi Türklük duyğularınla mücadeleler vererek örnek olmaya gayret göstermekteydiler. Türk milletine örnek olmak için Önçe Türkçemiz Dil Egitimimizin yeniden destek görmesi için Her Bulgaristan Türkünün BAŞI Göklere ERMESİNİ BEKLERKEN MAALESEF HALA DAHA TÜM Demokrasilere ve ÖZGÜRLÜKLERE RAGMEN Avrupa Ülkesi olan Bulgarista Yinede Türk okullarını önemsemediler. Türk Milletvekileri ve lider SNaHMED Doğan yine yalnız kaldı. Ataka milliyetcilerine yenilmiş oldu. OBİR GÜNEŞTİ LAKİN Bulgaristan Türklerine Sıçaklığını verip kanadı altına alamadı. BURADA Türk MİLLETİ YİNE ÖKSÜZ VE YETİM KALDI. Bulgarlaşmada dökülen ASİL Türk kanlarının tam terzisini bularak tartamadılar. BU KANI YERDE BIRAKMAMAK İÇİN BAŞTA Bulgaristan Türklerinin baskılarını ve zulmü unuturabilmek için bir nebze Türk OKULLARINI AÇARAK Türkçe egitime yön verilmemesi çok çok acıların ve zızıların nar taneçiği olarak bırakılmıştır.UYARIYORUM. sakın daha geç sayılmaz. Asla asla unutmayınız ve unutmayınızki unutulmasın tarihin mazisi hatırlasın ve özgürlük günesinin aydınlığı herkesi Demokrasi içinde ısıtabilsin.Bulgaristan bu gün Türk ve Müslüman 3750560 kişi bu olayların gerçekleşmesini beklemektedir.Ey Balkanlı Türküm dur hemen gitme. Durduğun yere hele bir bak. ŞU ANDA Balkanlardasın. Bulgaristanda geldiğin Deliorman veya Güller vadisindesin hiç fark etmez.Bu Topraklar Anavatandan koparıldıktan sonra topragın bereketinebıraktığın evine yurduna malına bahçe ve tarlanaı nasıl yitirdiğini biliyorsun. Kalmadımı BEŞPARASIZ VE HİÇ PULSUZ BULGARLARA TESLİM EDİLMEDİMİ.Arkasında kocaman bir Türk mirası ve hatırası olan bu topraklar atalarımızın alın terinle kazandığı topraklar degilmiydi. Bunun için sen hala Evladı Fatihanların bir neferisin ve evladısın. Torunusun.Unutma sen hala fatihanların topraklarındasın. Çünkü TAPULAR Ankarada HALA ARŞİVLERİMİZDE SAKLANMAKTADIR.
Şehitlerimizin ve Gazilerimizin bu topraklarda akan Sıçak kanları vardır. Bunu size milli duyğularumla anımsatıyorum. Bastığın Bulgaristan Topraklarında unutma 600 yıllık ceddinin ve atalarının müçadele şerefi şanı, emegi var. Anıları ve tarihi var olup yazılmış tarihi miras tapularımız vardır. Başını rg ve şunuda hiç unutma durduğun yere bir bak. Bir Fatiha oku. SONRA GENE DURDUĞUN YERE BAK UNUTMADAN Milli Müçadelemizi
Tanı daha fazla tarihinden bilgi almak isterseniz bizi ara niyaziakkilic@hotmail.com.
http./balkanolojicom.tr.gg../ http./hurbalkancom.tr.gg../ +905357910694. ara ve sor öğren.
Şehitlerimizin yüzüne nasıl bakacaksınız. Nerede kaldı Türklerin DOĞAL HAKLARI. Nerede kaldı Şehit Türkümün akıtılan saf temiz kanları. Bunları Bulgaristan Baş Duşmanı Jivkof yönetiminin Devamçılarına peşkeşmi çekileçektir. Yoksa ADALET YERİNE GELEÇEKMİDİR.Böyle giderse Türk ve Bulgar bie arada yaşaması zorlaşaçak gibi geliyor Buşlgaristan Türk halkına. Avrupa Birliğine girdik onlarıda ikna etmedeBulgarlar kadar zormudur. UYANIK milletvekili Türklerimiz nerede YOKSA kara para veya dalevera peşindelermi. BÖYLE BİR VAKA VARSA NASIL ÇIKARSINIZ KARANLUIIKLARDAN AYDINLIĞA. Unutma Bulgarisrand Nigboludan başlar Türk Müslüman İMTİHANLARI, vidin, PLEVEN, VARNA, ŞUNMNU, ŞİPKA KAZANLIK eskizagra, tırnava, Filibe , Burgaz, elena gibi uzar gider Türkün verdiği kahraman şehitlerinin kanı unutmayın egri işler yapmayınız. Sizlerde kafirler gibi bu kanlarda boğulma ihtimallerine sakın düşmeyiniz. Yine SULANMAsın ATATOPRAKLARI ŞEHİT KANLARINLA METİN OLUP Milletin sadık erleri olalım.şimdi Balkanoloji olarak ATATÜRKÜN SÖZLERİNLE BİTİRİYORUM.
Bizler Altaylardan Tunaya göçmen TÜRKLERİ VE ÜYELERİ Balkanoloji Araştırma çalışanları olarakta, Bulgaristanda Şehitlerimizi büyük saygıyla anıyoruz. Türk milleti ve onun çocukları olarak her zaman ACDADINI TANIDIKÇA, ONLARA SAHİP ÇIKTIKÇA YİNE BÜYÜK İŞLER YAPAÇAKTIR. Türk Medeniyetinin ufkundan doğan yeni bir güneş gibi devamlı parlayaçak ve Tarih sayfasında yine Türk ası ilebet yazılacaktır. Mustafa Kemal AtaTürk.. metini yazan ve hazırlayan . Balkanoloji kültür tarih başkanı Niyazi AKKILIÇ-İSTANBUL. SAYGI VE HÜRMETLE BALKAN Türklerinden yanıt ve destekler beklemekteyim. 9.01.2009.yılı. NİYAZİAKKILIÇ-İSTANBUL.


BALKANOLOJİ ARAŞTIRMA MERKEZİ ÇALIŞANLARI ADINA YAPTIĞIMIZ BALKAN TÜRKLERİ VE MÜSLÜMANLARININ UYGARLIĞINDAN BU ĞÜNE KADAR BALKANLARDAKİ GELENEK, GÖRENEK, ÖRF VE ADETLERİMİZ DİLİMİZ, DİNİMİZ, KÜLTÜR VE TARİHİMİZ EGİTİM VE EDEBİYATIMIZ KİMLİĞİMİZ VE VARLIĞIMIZ HER YÖNÜYLE BİLİMSEL AÇIDAN ARAŞTIRILARAK KAYITLARA GEÇMEKTEDİR. BU GÜNE KADAR BİRÇOK ÇALIŞMALARDA BULUNDUK. GENELLİKLE BULGARİSTAN DAKİ MİMARİ KÜLTÜR İZLERİMİZİN DÜNÜ VE BUĞÜNÜ 600YILLIK MİMARİMİZ ESKİ EV VE KONAKLARIMIZ V.S. OLMAK ŞARTINLA BULGARİSTANDA TÜRK YAPISI KESİN OLMAYAN BİR 3339 ADET ESER GÖSTERİLİYORDU. BUNLAR ÇOK YETERSİZ OLDUĞUDA BİLİNİYORDU SON BULGARİSTAN ÇALIŞMASINI BAGLANTISINDA GÖRÜLDÜKİ 222812 ADET ESERİMİZİN YANLIZ 168750 ADEDİ TARİHİ TÜRK KLASİK STİL YAŞADIĞIMIZ ECDAT EVLERİ ÇIKMIŞTIR.1660ADET YENİ VE ESKİ CAMİ VE MESÇİT VARDIR.YANİ UZATMAYAÇAGIM BU ESERLERİN LİSTESİ 55ADET CEDVELDE TOPLANIYOR. TÜRKLÜK VE MÜSLÜMANLIK KÜLTÜRÜ OKADAR ÇOK DERİNKİ ANLATMAYLA SON BULMAYOR. BÖYLE BÜYÜK BİR IRKIN VE FATİHİN TORUNLARI OLARAK BİZLER GEÇMİŞİMİZE SAHİP ÇIKALIM. SET ÇEKENLERİ UYARALIM VE GERÇEGİ ANLATALIM. BİRLİK, DİRİLİK, BERABERLİK DAYANIŞMA BU DÖRT SÖZÜ KEMİKLEŞTİREREK TÜRKLÜĞÜMÜZE SAHİP ÇIKALIM. NETEKİM SAYIN ERDİNÇ BEYİN SÖYLEDİKLERİ ÇOK YERLİ YERİNDE TÜRKSEK SAPINA KADAR TÜRKLÜĞÜMÜZÜ BİLELİM VE KİMŞİĞİMİZE SAHİP ÇIKALIM. SÖZ EDİLEN ERDİNÇ KARDEŞİMİZİN GİBİLERİNİN DAHA ÇOK OLMASINI DİLER BALKANOLOJİ ÇATISI ALTINDA TOPLANMAMIZI BEKLEMEKTEYİM. BÖYLE ARKADAŞLARLAN GURUR DUYMAK TÜM TÜRK MİLLETİNİN HAKI OLMASINI İSTERİM ENDERİN SELAM VE SAYGILARIMLA NİYAZİ AKKILIÇ-İSTANBUL.BALKANOLOJİ BAŞKANI.


DUYURU

BALKANOLOJİ MERKEZİ
Balkanlarda Türk Dil Kültür Tarih Araştırmaları merkezinin kuruluşunun yegane amacı bütü Balkan Ülkelerindeki gecen 600 yıllık Türk –Müslüman Kültür Medeniyetinin varlığını araştırmak ve bu ülkelerde çeşitli sebebler yaratılarak kaybolan Mimari anıtlarımızın ve kültürel güzeliğimizin yıkılması, yok edilmesi, kaybolması, yakılması ve yıktırılması gibi birçok nedenlerlen GEÇMİŞ TARİHİMİZDEN BU ĞÜNE KADAR KENDİNİ KORUYABİLMİŞ VE DİMDİK AYAKTA KALAN Mimari kültür izlerimizin ve Osmanlı
Yapıtarınıo tek tek köy ve şehir demeden araştırarak , meydana getirmek istediğimiz Balkan Mimari Eserlerinin dünü ve buğünü diye Envanterini ve arşivini çıkarıp gereğinçe düzenlemektir.Bizlere bu konuda daha ayrıntılı ve verimli çalışabilmek için, daha bilimsel çalışmalarda bulunmak ve katkı saglamak, bilği alışverişini hızlandırmak, özğür ve daha çok yaratıcı birer bireyler olarak Balkanlılara genç Araştırmacılar yetiştirmek ve böylecede ilmi ve bilimsel sonuçlar çıkararak ortaya koyabilmektir.Böylecede Balkanlardaki yıkılan köprüleri yeniden inşa etmek demek Balkan Ülkeleri halkları arasında yeniden bagları genişleterek İşbirliği ve Dostluklar kurarak, kuvvetlendirmektir.Kardeşliği güçlendirmek gayesinlede Dünyamızın ve insanlığın daha güzel olabilmesi için Evrensel mücadeleleri Dünya Barışına, Demokrasi yolunda hak ve adaletini saglamakla yeni içerikli elemanlar saglanmasında, yetiştirilmesinde düşündüğümüz amaçlardan yeganesidir.
Balkanoloji di, kültür tarih araştırma merkezinin ayrıça kısa adıda BALKANOLOJİolarak
Saptanmıştır.Bu Kuruluş 1988 yılında bir Balkanlı Osmanlı kuruluşu olarak kurularak
İstanbul-Gaziosmanpaşa ilçesinde Tüm Balkan Türklerini kapsayan bir bilimsel araştırma kuruluşu olarakTarihi Türkiyemizin İstabul kentinde nufusun önemli bir bölümü Balkan Türkleri oluşturması göze alınarakBalkanlarda Dil, Kültür, Tarih Mimari ARAŞTIRMA MERKEZİ Kordinatörü ve Araştırmacı Sn. Niyazi Akkılıç Başkanlığında kurulmuştur.
Kuruluşumuz bütü Balkan Türklerine ve Göçmen Derneklerine kapısı açık olup gerekli Balkan ülkelerinle ilğili balkan Türklerinden bildikleri bilgileri, belgeleri, eserleri ulaştırmada gayret gösteren birçok Balkan Türkleri derneklerine ve Altay Tuna Dernegi Üyelerine gönülden teşekürler eder ve mütemadiyen daha hızlı bir akışla şu iletişime yer vermelidirler. niyaziakkilic@hotmail.com. http./balkanolojicom.tr.ğğ./ +9053579106.
Adres.Salih kardeşler cadesi.N.14. Berec-Gaziosmanpaşa/İstanbul.Niyazi Akkılıç.
  EĞEMENLİK-ÖZĞÜRLÜK
ULUSLARA EGEMENLİK FERTLERE ÖZĞÜRLÜK
M.K.ATATÜRK.

BİTİRDİM ESRİMİ SİLDİM KALEMİM
NİYAZİ AKKILIÇ

DİLDE ,FİKİRDE, İŞTE BİRLİK . İ.GASPIRALI-KIRIM

BALKANLARDA TÜRK KÜLTÜR VARLIGINI ARAŞTIRMAK BULMAK ,TANITIP YAYMAK HER TÜRKÜN EN KUTSAL GÖREVİDİR.

EGER MİLLETLERİ BİR BÜYÜK MEŞE AĞAÇINA BENZETİRSEK ,BU AĞAÇ MUHTAC OLDUGU NEMİ GEÇMİŞTEN ALIR VE O SAYEDE İSTİKBALE KÖK SALAR. ATALARIMIZIN BAKTIGI TARİHİ KÜLTÜREL ESERLER ,GELECEGİMİZİN EN BÜYÜK TEMİNATIDIR.ONLARI,YOK OLMAKTAN KURTARMAK BİZİM BİRİNCİ GÖREVİMİZDİR
NİYAZİ AKKILIÇ.

TÜRKÇEMİZ

ANALARIMIZIN DİLİ ,ANADİL ,DİLLER GÜZELLİK YERİNE KILIÇTAN KESKİN ,ÇELİK TEN SERT , KAYADAN SARP,BORADAN HIZLI, İPEKTEN İNCE ,KELEPEKTEN UÇUÇU, ÇİÇEKTEN RENKLİ ,ALTINDA PARLAK , SUDAN DURU ,TÜRKÇEMİZ....
NİYAZİ AKKILIÇ

EY TÜRK EVLADI
KİM OLDUGUNU, NERELERDEN GELDİĞİNİ VE ŞİMDİ NERELERDE OLDUĞUNU HİÇ SOR GULAMA FIRSATIN OLDU MU? BAYRAGININ RENGİNİ TOPRAĞINI KOKUSUNUN KANININ ASLETİNİN FARKINDA MISIN?

Türkün sesiTürklüğün sesi olmalıdır.
TÜRKLÜĞÜN DIŞINDAKİ SES TÜRKLÜĞÜN SESİ SAYILMAZ. Yahya Kemal.


BÜYÜK ŞEYLERLERİ YANLIZ BÜYÜK MİLLETLER YAPAR.
ATATÜRK

TÜRKLÜGÜN 6 İLKESİ
1:Siyasi varlıkta birlik .
2:Dil birligi
3:Yurt birligi
4:Irk ve menşe birligi
5:Tarihi karabet.
6:Ahlaki karabet

eger bir millet büyük se kendini tanımakla daha büyük olur.(ATATÜRK)

KUŞLAR GİBİ UÇMAYI BALIKLAR GİBİ YÜZMEYİ ÖĞREN dİK FAKAT Ç BASIT BİR SANATI UNUTTUK İNSAN GİBİ YAŞAMAYI BİLİYORMUSUN BUGÜN dÜNYA dOSTLAR GÜNÜ MESAJI SEV İĞİN dOSTLARINA GÖNdER EĞER BENdE O SEVdİĞİN dOSTLARINdAN BİRİYSEM BANAdA YOLLA BUNU ARKAdAŞLARINA GÖNdER BAK KAÇ CEVAP GELECEK EĞER 7 dEN FAZLA İSE SEVİLEN BİR dOSTSUN yazar:Alper akkılıç

ALLAHNASİP EDER,ÖMRÜM VEFA EDERSE ,MUSUL-KERKÜK VE ADALARI GERİ ALACĞIM.SELANİK DE DAHİL.BATI TRAKYAYI TÜRKİYE HUDUTLARI İÇİNE KATAÇAĞIM.MUSTAFA.KEMAL. ATATÜRK.


BALKANOLOJİ KÜLTÜR BAŞKANI NİYAZİ AKKILIÇ İBRET VERİÇİ SÖZLERİ

Balkan Türkleri bilinen Bulgaristan Türkleri Büyük önder ATATÜRK Düşünçelerine ve fikirlerinden esinlenerek ve cizdiği doğru politikalarından esinlenerek Bulgaristan Türkünün akılçı politikasınla doğru istikamette ilerleyerek,DELİORMAN VE RODOPLAR – Gülvadisi – Dobruca ve Tuna boyu Türkleri tek vüçüd birleşerek,Totaliter baskıçı Todor Jivkof yönetimine SİLAH KUŞANARAK SAVAŞMADAN, Dağa çıkarak isyan etmeden, TERÖR YARATMADANM,,Bulgaristanmda Zulümçü devletine resmi ve özel işyerlerini kırıp dökmeden Türklüğe yakışır bir şekilde,Avrupa ve diğer ülkelere örnek olabileçek şekilde Medeniyetinin Milli Türklük Şuurunla Sayın Liderlerinin AHMED DOĞAN ile Türk Milli ATATÜRKÇÜ Teşkilatının uyğuladığı DEMOKRASİ varlığının ğeleçegini, Özğürlük güneşinin doğacağını,Hak ve ADALETİN, Barışın var olaçagına inanarak H.Ö.H. nin kurulmasınla Jivkofun BKP nin 45 yıllık yönetimini YIKARAK tuz ve buz etmede Türklerin yıkıçı olmayarak çaLIŞMALARI HER ZAMAN TAMAMLAYIÇI OLDUĞUNU VE Bulgaristan Türkünün ulus olarak kültür değerlerine sahip çıkarak Türk varlığının BÜTÜNLÜĞÜNÜ GÖSTERMİŞ OLARAK ÖNEMİNİ,TANITIMINI VE YERİNİ LAYIK OLARAK GÖSTERMİŞTİR. Niyazi akkılıç-Balkanoloji başkanı.



2.TÜRK DİLİ ,TÜRKÇE DEMEK TÜRK DEMEKTİR.
Ne Mutlu Türküm diyene.


3.Milletce, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi, milli,Birlik ve Beraberlik için ,vatan için, fedakarca çalışan, serdenğeçen Alperen Mehmetçikler en kutsal duyğularlan selamlar sevği, sayğı, ile hürmetli dualarımızı balkan Türklüğü olarak içtenlikle sunarız.
4Her kahraman vatansever Bayrağının direğidir.Gönüllerde layık olmalı, her Türkün başı göklere değmelidir.Albayrağı saglam tutmak en büyük ödevimizdir.Sen Necipsin Türk MİLLETTİ BU SENİN KUTSAL VAZİFENDİR.. NİYAZİ AKKILIÇ- Balkanoloji başkanlığının sözlerinden.


5.Şehit gazilerimizin şanlı hatırı için Balkan Türkleri ve Deliorman Türkleri tüm Bulgaristan Türkleri şehit ve gazilerimize minnet ,şükran, sunarak, Dualarını kalplerinin enderinliğinden ifa etmektedirler.. Balkanoloji başkanı Niyazi akkılıç.istanbul


6.Sizler unutulmayan ruhumuzun çiçegi olan şanlı şehitlerimiz,Sizler her zaman HİLALİN ve Yıldızların cennet mekanınıda görmelisiniz. Sizler Türk Millettinin kırçiçegi ve Balkan TÜRKÜNÜN kardelanısınız ölümden korkmayan aşıklarsınız. SİZİNLE Tüm Dünya Türkleri gurur ve onur duyarak okudukları Dualarlan Fatihalarla yanınızdadır.NiyaziAkkılıç.Balkanoloji kültür başkanı – İstanbul



7.Balkanlar 600 yıl Türklük yaşadı.Bu Memleket Tarihte Türktü,Şimdiki Durumundada Türklük yasşamaktadır.Balkanlarda Türk varlığı var oldukça, Türklük ebediyen var olaçaktır.Türk toplumunun yegane dayanağıda TC NİN Dimdik ayakta var olmasıdır.
Milletim TÜRK.Vatanım Türkiye,Ülküm Türklüktür.Ulu önder ATATÜRK REHBERİMİZDİR.En büyük Türkiye Canımız kanımız sizlere feda olsun. Balkanoloji başkanı Niyazi AKKILIÇ-İstanbul. Adımız Türk ve Andımızdır.Bulgaristan ve Deliorman Türkleri olarak,Türklük adına, Vatan ve Bayrağımız adına ,Türklük ugruna Canımızı ve kanımızı hiç esirgemeden korkmadan koyarız. Balkanoloji başkanı.NİYAZİ AKKILIÇ- İstanbul.Nasıl güçlü oluruz, Bir araya gelemezisek.Nasıl sahip çıkarız geleçeğimize, Geçmişimizi bilmezisek, Biz neler anlatırız ki var olan torunlarımıza ve genç neslimize. Atalarımızı tanıyıp araştırıp anlayamazisek .Nasıl karşı koyarız zulmün zorbalıklarına.Biribirimizi tanıyıp güçümüzü bilmezisek, Gelin bir yol bulalım ,Bir olalım. Balkanlarda Türk Birliğini kuralım. Böylecede yıkılmaz bir kale olalım. Türkün GÜÇÜNÜ BİRDEFA DAHA CİHANA GÖSTERELİM. Balkanoloji başkanı NİYAZİ AKKILIÇ-İSTANBUL. Aziz Balkan Türkleri,ARTIK BU GÜNÜMÜZÜ,Geçmişimizi ve geleçeğimizi çok doğru olarak bilerek konuşalım ve düşünçelerimizi istikbalimizin aynası olmasına yardımcı olalım.Türk ğibi Diri olalım Kale olarakta ayakta olalım.
Balkanoloji kültür başkanı Niyazi akkılıç- İstanbul.

Bu memleket, Dünya'nın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna
mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne en aşağı yedibin
senelik Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin
içindeki çacuk, tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk, tabiatın
şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından korkar gibi oldu sonra
onlar alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Birgün o
tabiatın çocugu tabiat oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu.
TÜRK oldu.
TÜRK budur;
Yıldırımdır,
Kasırgadır,
Dünya'yı aydınlatan Güneştir.
Bugün 40 ziyaretçi (130 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=